İlk konuşan kaybeder de... Neyi kaybeder?

Haberin Devamı

Hani dün dedim ya, kavgada, gerginliklerde veya belirsizliklerde ilk arayan, ilk konuşan kaybeder diye...

Evet kaybeder...

De... Neyi kaybeder?

Neyi kaybedecek? Kendini kaybeder...

Daha ne olsun?

Şöyle anlatayım...

O, yani aranıza giren her neyse, artık barışı ve düzeni bozmuştur.

Hiçbir şey eskisi gibi değildir.

Olmayacaktır da...

Ve artık bir savaştasınız demektir.

E öyle tabii...

Evlenmediysen bütün ilişkiler savaştadır.

Anlatamadım galiba!!!

Ortada bir savaş var.

Mevzi kaybetmemen lazım.

Toprak kaybetmemen gerekiyor.

Kaybedersen ömrün boyunca o toprağı geri almak için uğraşırsın.

O toprağı geri alacaksın bir de üzerine ekleyeceksin!!!

Aklın alıyor mu bunu?

Yani hem ilk arayan olacaksın hem de üste çıkacaksın.

Hem ilk konuşan olacaksın hem gurur yapacaksın!

Oldu!

Başka?

En kötüsü de ne biliyor musun? İlk arayan için başlangıç cümlesi...

Kimbilir kaç cümle içinden seçilir, kimlere danışılır...

Bunu ayrıca yazalım...

Şimdi sen aradın mı?

Mevzi kaybettin mi?

Geçmiş olsun!

O laftan, o aramadan sonra artık asla eskisi gibi olamazsın. Kişiliğin değişir. En azından ona karşı...

Ne var bunda şaşıracak?

İnsan herkesle başka biridir...

Hani en cevval arkadaşın karısının/kocasının yanında kuzu kesilir ya, sen de şaşırırsın. O işte! Kişiliği değişmiş. Niye? Zamanında ilk aramış.

Bunu da sonra konuşuruz...

Bitmedi...

O hiçbir yere sığdıramadığın gururun bir kere kırıldı mı, artık

hep kırılır.

Kendine güvenini de kaybedersin...

Hadi bunların hepsi bir tarafa, “Aşkta gurur murur olmaz” deyip kendini kandırabilirsin.

Ama asıl neyi kaybedersin

biliyor musun?

Ki en önemlisi...

Üstünlüğü...

Bir kere aradın mı? Artık o arama işi senin üstüne kalır. İkinci, üçüncü ve diğer seferlerde de senin araman gerekir.

Öyle bir teamül oluşmuştur artık.

O bekler, sen de ararsın.

Aradığın yetmiyormuş gibi bir de onu ikna etmen gerekir.

Haksız olsa bile...

İşte ilişkilerdeki hakkaniyet böyle bozulur.

İlişkiler adil değildir biliyorsunuz...

Siz hiç birbirini aynı derecede kıskanan, aynı şiddetle âşık, aynı yoğunlukta düşünen, Birbirine aynı derecede önem veren bir çifte rastladınız mı?

Hayır.

Olsa olsa en fazla, birbirini aynı şehvetle isteyen çıkar.

Şanslıysanız tabii...

Tabii bir süreliğine...

Sonra o da geçer.

İşin aslı nasıldır peki?

Hep bir taraf daha fazla âşıktır.

Biri hep daha fazla kıskanır...

Daha çok sever

Daha fazla sahiplenir...

Öyledir.

Daha da kötüsü ne biliyor musunuz?

Hangisi hangisi olduğunu bilir.

Nasıl bilir?

Nasıl bilmesin? Hep ilk konuşan, ilk arayan odur da oradan bilir.

Şimdi gelelim aynı soruya...

Ya kimse aramazsa...

Aramazsa, aramasın...

Kendi kaybeder!

DİĞER YENİ YAZILAR