Bir ayrılığın ayrılık olabilmesi için ilk şart konuşmaktır değil mi? Ki iki taraf da bilsin, ayrıldılar mı ayrılmadılar mı?
Zira bazen konuşulmaz, durum ortada kalır.
Yani bir taraf biliyordur ayrıldıklarını da, öteki ayrılmak istemeyen, bir türlü bilmek istemez.
Yüzüne yüzüne söylemedikçe anlamamazlıktan gelir.
İyi bir ayrılık, iyi bir konuşmayla tamamlanır.
Tabii her ayrılık konuşması amacına ulaşacak diye birşey yok hayatta...
Hatta yüzdeye vuracak olursak, şöyle kabaca bir hesap yapsak, ayrılık konuşmalarının yüzde 80’i boşa gider diyebiliriz.
Dün söylemiştim ya, iki tür ayrılık konuşması vardır; sonu farklı biten...
Sevişmeli ve sevişmesiz.
Ne söylediğim çok açık...
O ayrılık konuşmasının sonunda sevişirseniz ayrılmazsınız.
En azından bir süre daha...
Ne kadar süre?
Ta ki ayrılık konuşması sevişmesiz hale gelene kadar...
Belki de hiç gelmez, kimbilir...
Buna karşılık, sevişmesiz ayrılık konuşmalarının sonu gerçekten de ayrılık olur. Kesin ayrılınır...
“Bu işi biterelim artık” diyorsun. O da, “Tamam” diyor. Veya ağlıyor. Vs...
Ama biri, kapıyı çekip gidiyor.
Gidiyorsa...
O iş artık bitti demektir. Sonradan ara, mesaj at falan ne yaparsan yap, geçmiş olsun...
Bir de ikisinin arası durumlar vardır.
Yarım sevişmeli...
Sevişmelimsi...
Şevişemsi...
Şemşi Paşa Paşajı...
(Tamam toparlandım)
Yani biri “Ayrılalım” der, öteki, “Hoop! Hayırdır? Bir yere mi gidiyorsun?” mealinde bir şeyler söyler.
Romantikliği tuttuysa, “Benim de aşk haklarım var” türünden...
Ve sonra ne yapar?
Tıpkı eskisi gibi sevişmek ister.
Sevişecek ki, herşey normale dönsün.
Burada önemli olan hayvanı yaralı bırakmamaktır.
Yoksa saldırır.
İyileşinceye kadar seninle uğraşır.
“Bari son kez yapayım” falan diye düşünürsen...
Üff yaa...
Bir de “Son sevişmeler” vardır. Ne konu ama.. Onu sonra uzun uzun yazmam lazım.
Konumuza dönecek olursak, ayrılmak istemeyen adam sevişmek isteyecektir.
Adam diyorum çünkü ayrılık konuşmalarını kadınlar yapar.
Erkek yapmaz.
Erkek kadını o konuşmayı yapacak hale getirir.
Sonra kadın tasarlar.
Herşeyi en ince ayrıntısına kadar.
Konuya nerede ve nasıl gireceğini...
Onun söyleme ihtimali olan her cümlesine nasıl karşılık vereceğini...
Ne giyeceğini...
Hepsini iyi bir senarist gibi ince ince işler...
Aslında kıyafetinden bile bir kadının ayrılık konusunda ne kadar kararlı olup olmadığını anlayabilirsin.
Kadın gerçekten ayrılmak istiyorsa, kafasına koyduysa, sevişmez.
Ne yaparsan yap, ı-ıh olmaz.
Ama hala bir umut görüyorsa, hissediyorsa, ufacık bir kıvılcım bekler.
Bir kıvılcım...
Küçük bir bakış, sihirli bir kelime, ürkek bir temas...
Bazen son anda...
Tam evden çıkarken...
Tutuşuverirler.
Ne güzel değil mi?
İki tür ayrılık konuşması vardır
Haberin Devamı

