Şimdi bu erkekler ha bire,
“Yok yaa... Söyle bakalım
o zaman, gerçek kadın, ideal kadın nasıldır” diye çemkirip
duruyorlar ya...
Şimdi bunu biraz tersten anlatacağım.
Bakalım anlayacaklar mı?
Ya da ne anlayacaklar?
Soracağım, ona göre okuyun ha!
Geçenlerde yabancı bir dergide 50’li yaşlarında bir Amerikalı sanatçıyla yapılmış röportaj okudum.
Orada iki sorunun cevabı dikkatim çekti.
Birinci soru şuydu:
“Bu yaşınıza kadar kadın-erkek ilişkisinden ne anladınız?”
Cevabı çok netti:
“Kadınlar problemleri konuşmayı, erkekler de çözmeyi seviyorlar.”
“Eee? Ne var bunda?” diyebilirsiniz. Fikri gelmiş gibi! Çok önemli bir şey bulmuş gibi...
Ama hemen arkasından başka bir soru geliyor:
“Oğlunuza kadınlar hakkında nasıl bir öğüt verirdiniz?”
Bunun da cevabı net:
“Kadınlara karşı saygılı olmasını ve onları dinlemesini...”
Bu kadar işte!
Yine, “Ne var ki bunda?” diyorsunuz değil mi?
Çünkü hepiniz kendinizi kadınlara karşı saygılı zannediyorsunuz.
Değilsiniz işte.
Hem de iddia ediyorum, yüzde 99’unuz değil.
Ama çok garip ve inanılması çok güç bir şekilde öyle olduğunuzu iddia edersiniz. Çünkü fikir olarak saygılısınızdır da, pratikte...
Şimdi gelelim ikinci erkeğe...
İşinizi biraz zorlaştırayım.
O da Şener Şen.
Onu da Elele Dergisi’nde okudum. Röportajı Şebnem Akson yapmış.
Kadın-erkek ilişkilerinden bahsederken, Şener Bey diyor ki:
“Bu yaşa gelince anladım ki, o özeni beklediğini de belli etmek lazım.”
Yani...
“Bir şey bekliyorsunuz karşınızdakinden, o beklenti sizin karakterinize uygun bir beklenti. Yani sizin yapınıza uygun. Bunu karşınızdakiyle empati kurmadan bekliyorsunuz. Karşınızdakinin bundan haberi yok.”
“Çünkü o başka biri, başka bir karakter. O farkında bile olmadan devam ediyor. O kendi kendine bir beklenti. Karşınızdaki farkında olmadığı için, yaptığı şey onun karakterinin bir parçası olduğu için devam ediyor. Siz söylemedikçe, karşı tarafa dur demedikçe sınır koymadıkça o yapmaya devam edecektir.”
“Eskiden biriktiriyordum ben. O değişiklik psikolojisinde de vardır hani; biriktirirsin sonra cezasını kesersin. Kendini haklı çıkarmak için o da. Dur bu da geçsin, bu da geçsin; sonra, Aaa... oluyorsun.”
Şimdi...
Bunların, “ideal kadınla” ne alakası var?
Biliyorum, “Kim susmasın. Ben mi biriktirmeyeyim?” diyorsunuz,
hatta içiniz daraldı.
Ben size anlamayacağınızı
söylemiştim.
Yine de anlatmaya çalışayım:
Böyle davranabildiğiniz kadınlar, idealleridir...
Yani, empati kurabildiğiniz ve saygı duyduğunuz.
Bu kriterlerin dışına atmadığınız.
Peki bunu anladınız mı?
İki erkek ve bütün kadınlar
Haberin Devamı

