İçinden dalga geçen cumhuriyet

Haberin Devamı

Bu kaçıncı dalga?

12’inci...

Bir dalga geçiyor ya da biri dalga geçiyor ama kim?

Nedir bu dalga?

Kim geçiriyor?

Ergenekon bir sindirme operasyonu mu?

Atatürkçü, laik, çağdaş insanları sindirme...

Hiç sanmıyorum...

Hatta bu hükümete de yalnızca burada katılıyorum...

“Ergenekon bir sindirme operasyonu değildir.”

Kimi sindirecekler ki!

Kimi?

Türkan Saylan’ı mı?

Onun arkasında, önünde, sağında, solunda veya çok uzaklarda aynı akılla yaşayan milyonlarca kadını mı?

Ya da Sabih Kanadoğlu’nu mu?

İlkelerinden ödün vermeyen, onurlu, çağdaş milyonlarca erkeği mi?

Onların çocuklarını, torunlarını mı?

Kimi?

Yoksa bu sindirme değil de gerçekten de bir darbe operasyonu mu?

Darbe operasyonu da, arada bir ipin ucunu mu kaçırıyorlar?

Anlamadan...

Onlara dokununca milyonlarca insanın da aynı anda vicdanını, laik ruhunu acıttığını anlamadan...

O milyonlarca kadının, erkeğin aklının ve yüreğinin aynı anda isyan edeceğini anlamadan...

Anlamak istemeden...

Ya da umursamadan...

Yoksa ikisi de değil, hakikaten de bir hesaplaşma mı?

Bazı eski solcuların sevinçleri de bu yüzden mi?

Türkiye tarihindeki bütün baskıcı rejimlere karşı çıkmış olan onların, bu sefer, bu kadar sevinmeleri...

Bu baskıyı, “baskı”dan saymamaları...

Gıklarını çıkarmamaları...

Bırak gıkını çıkarmayı, “Ne var? Benim annem de kanserden öldü. Soruşturmayla ne alakası var?” demeleri...

Bizi de duygu sömürücülüğüyle suçlamaları...

Sırf askere karşı diye, hesap soracağız diye, yapılan bütün kötü muameleleri, haksızlıkları mübah saymaları...

Hep bu yüzden mi acaba?

Yoksa bunların hepsi birden mi?

Hem Darbe hem Hesaplaşma hem de Sindirme operasyonu...

Üçü bir arada...

DHS...

DHS’de 12. dalga...

12 olsa ne olur, 22 olsa ne olur?

Sahi ne olur?

Yok, yok...

Hepsi olur ama bu bir sindirme operasyonu olamaz.

Kimi sindirecekler?

Kim sinecek ki?

Bu ülkede kimse sinmez.

DİĞER YENİ YAZILAR