Vardır.
“Bugünkü yazım bu kadar”, deyip bitireceksin mesela...
Biraz daha yaşlanınca böyle olacağım zaten. Sonra da, “Ya beni niye kovdular ki?” deyip kendi dışımda nedenler arayacağım. Kıskananlarla başlayıp hükümetten çıkarım herhalde... Bu işin sonu dış mihraklara kadar gider, söyleyeyim size... Şöyle fiyakalı bir neden bulurum yani...
Ama şimdilik konuyu açmakta yarar görüyorum.
Önce niye durup dururken, “Herkesin bir fiyat var mıdır?” diye sorduğumu anlatayım.
“Biraz borcum var da!” dermişim!!!!
Boxer Dergisi’ni karıştırırken, şöyle bir başlık gördüm:
“Reha Muhtar: 10 milyon dolar için her şeyi itiraf ederim.”
“A-ha!” dedim, “Bir insanın 10 milyon dolarlık nasıl bir sırrı olabilir ki?”
O derece yani...
10 milyon dolarlık sır...
Ne yaptı ki?
Bunca yıldır yaşıyorsunuz... Şimdi kendi kendinize bir sorun bakalım:
“Bütün sırlarınızı toplasanız kaç para eder?”
Ne yaptınız yani bu hayatta?
Abuk sabuk anılarınız vardır; anlatsanız kimse dinlemez, en fazlasından yasak aşk hikâyesidir, sırrım var diye gezinirsiniz. Size bir ev bile almaz.
Sır dediğinin bir ağırlığı olmalı.
Sonra yazıyı okuyunca gördüm ki, konu aslında Reha Muhtar’ın yarışma programı...
Anladığım kadarıyla yarışmacılar yalan makinesine bağlanacak ve doğruyu söyleyen para kazanacak.
Programı anlatırken sormuşlar: 10 milyon dolar için neleri itiraf ederdiniz, diye...
Reha Bey de, “Her şeyi itiraf ederim. Hayatta kendi doğrularımı kendime itiraf etmem psikolojik olarak sağlıklı bir şey. O nedenle para bu noktada belirleyici bir unsur değil benim için” demiş.
Neyse yarışmaya dönelim.
Sorular önemli tabii...
Amerika’daki versiyonunda şöyle sorular varmış:
* “Kocanla evli olacağına eski sevgilinle evli olmayı tercih eder miydin?”
* “Hiçbir arkadaşının karısıyla yattın mı?”
* “Annenden sakladığın babana ait bir sır var mı?”
Reha Muhtar’ınkinde bu kadar acımasız sorular olmayacakmış.
Aaaa...
İyiymiş halbuki...
Ama cesaret ister.
Bu yarışmaya katılmak iki bakımdan cesaret ister. Yani sırrın olsa bir türlü, olmasa başka türlü...
Sırrın varsa, anlatacaksın mecburen, bir türlü...
“Benim sakladığım bir şey yok, göğsümü gere gere giderim” desen başka türlü...
Hayır, bir şey değil, rezil olacaksın.
Soracaklar sana mesela
“Hiç aldattın mı?”
Hayır.
“Eski sevgilinle hiç buluştun mu?”
Hayır.
“Başkasını hayal eder misin?”
Hayır.
“Hiç, ailenize ‘Hepiniz defolun, yalnız kalmak istiyorum’ dediniz mi?”
Hayır.
Bu ne biçim hayat len?
İçimizi sıktın.
Böyle sıkıcı bir hayat yaşayacaksın bir de üstüne para kazanacaksın.
Yok yaa...
Hadee, hadee....
Yahu yarışmacı bile yapmazlar seni...
“İyi de kim bunlara cevap verir ki?” diyeceksiniz siz şimdi...
İşte ben de bu yüzden, “Herkesin bir fiyatı vardır” diyorum.
Bu kadarla da bırakmayacağım, haberiniz olsun...
Herkesin bir fiyatı var mıdır?
Haberin Devamı

