Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik süreci içerisinde eşiyle cinsel ilişkide bulunmayan kocayı tazminat ödemeye mahkûm etti.”
Haber bu arkadaşlar...
“Nasıl yani?” derseniz, şöyle anlatayım:
Yargıtay, verdiği kararda cinsel ilişkide bulunmamayı da “kişilik haklarına saldırı” olarak yorumlamış.
Hatta size kararı da yazayım:
“Erkek eş tarafından psikolojik nedenlerle de olsa cinsel birleşmenin gerçekleştirilmemesi kadına manevi tazminat verilmesi için yeterlidir. Ruhsal nedenlerle de olsa cinsel birleşmenin gerçekleştirilmemesi kusur oluşturur. Davacı kadının kişilik haklarına saldırının varlığı sabittir. Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır.”
Heh heh hee...
Tabii insanın aklına türlü türlü sorular geliyor...
Kaç lira verecek acaba?
Nasıl tespit edilecek?
Bir de her yapamadığına ayrı bir ceza mı kesilecek?
Nasıl değer biçilecek?
Artık maddi durumuna göre değişir herhalde...
Adamın durumu iyiyse:
“Al hayatım, bugün yapamayacağım. Peşin peşin ödeyeyim sana şunu... Şimdi mahkemelerle kim uğraşacak? Bir de avukat parası falan... El âlemi mi zengin edeceğiz? Al şunu, kapa çeneni...”
Veya, kredi kartına 12 taksit.
Ama tavsiye etmem, katlanır, başa çıkamazsınız...
Ama öyle her şey para demek değil tabii...
Önemlisi var, önemsizi var bu işin. Parayla çözüleni var çözülemeyeni...
İşte o zaman da işi Türk adaletine bırakmak lazım.
“Hâkim bey inanır mısınız, o gün öyle böyle değildi, hem de evlilik yıldönümümüzdü ve düşünebiliyor musun yapamadıııı!”
“Ne!!! Vay eşşoğlusu... Üzülme kızım, ben şimdi ona katlamalı bir ceza yazayım da neymiş yapmamak anlasın!”
Ya, her seferinde mahkemeye mi gidilecek yani?
Bu kadar dava varken? Ergenekon’la falan uğraşıyorlar... Sen gidecen, “Yine yapmadı Hâkim Bey” diye... Ayıp!
Ceza kesen zabıtalar dolaşsın.
Seks zabıtası...
“Alo 888”
Yok...
Arayacaksın, gelecek, bakacak, kesecek cezayı...
Ama bence bu karar bu kadarla kalmamalı...
Türevleri de olmalı...
Yani sadece yapmayan veya yapamayana değil diğerlerine de ceza kesmeli...
Bir katsayı falan oluşturmalı ona göre hesap yapmalı...
Bir skala olmalı yani...
Kötü yaparsa mesela...
En azından hiç yapamayanın yarısı kadar ceza yemeli...
Az yaparsa, dörtte üçü olabilir.
En fenası erkencilere olsun. Hatta onlara hapis cezası verilsin.
Eee....
Her şeyin bedeli var tabii...
Her şeyin bedeli var tabii...
Haberin Devamı

