Hem de kendi ellerimle...

Haberin Devamı

Şimdi de bu var...

Yani birkaç yıldır...

“Sana yemek yapayım”cılar.

Hem de kendi elleriyle...

İyi yap bakalım, ne yapacaksın...

Sanki bilmiyoruz ya, hadi neyse...

Hani geçenlerde lafın arasında geçmişti bu danalar, SMS geyiğinde mi neydi?

Atlamayalım dedim.

Baştan söyleyeyim, birçoğundan iyidir bunlar.

Kafayı çalıştırıyor en azından.

Onları tarif etmeden önce, bu noktaya nasıl geldiler biraz ondan bahsedeyim...

“Sana yemek yapayım erkekleri”nin orijini, “sana fal bakayım erkeği”dir.

İlk çıkış noktaları budur yani...

Taktiksel gelişim tarihleri de şu sırayla seyreder:

“Sana fal bakayım”, “kahveye geleyim”, “üzerinde ne var”, “şarap alıp sana geliyorum”, “bana yemek yapsana”, “yemin ederim o tek gecelikti” veee “sana yemek yapayım, hem de kendi ellerimle...”

Tabii bir kısmını barlarda kaybettik.

Özellikle de, “Kahve” döneminde çok evlenen oldu...

Kalan sağlar ve boşananlar yollarına şimdilik, “sana yemek yapayım”la devam ediyor...

Haklarını teslim etmek lazım bu erkeklerin işi kolay değildir.

Çünkü devamlı gelişmek zorunda kalmışlardır... Zira buldukları taktikler yayıldıkça, herkes tarafından kullanılır oldukça, yavanlaşır, sıradanlaşır. Etkisini kaybeder...

Hatta ve hatta ters tepmeye başlar...

Taktiğin ne zaman değişmesi gerektiğini iyi bilirler.

Artık ikinci sınıf çapkınlar kullanmaya başlayınca...

Ayağa düşünce yani...

Bunun da kokusunu iyi alırlar...

Veee... Yenisini bulurlar.

Hemen yeni bir tavlama trendi yaratırlar.

Onlar da bir nevi ikoncan yani... (Başta bir harf eksiğiyle...)

Evet aynen öyle...

Bu işler, tıpkı moda bir kıyafetin benimsenmesi, yayılması ve ardından demode olması gibidir.

Ha, öyle oturup uzun uzun, “Şimdi ne yapsak, ne bulsak?” diye düşünmezler.

Her şey kendiliğinden olur.

Hissederler...

Bu (.) ikoncanlar kendilerini diğer erkeklerden farklı biçimde geliştirmişlerdir.

Kızlara daha yakındırlar.

Bütün ex’leriyle şimdi arkadaş olmuşlardır. Arada sırada onlarla yine yatıyor olsalar da bu, arkadaşlıklarının devamını etkilemez!

İyi eğitimlidirler.

Artık o dağınık ve ilkel bekâr evi dönemi çok geride kalmıştır. Düzgün ve donanımlı bir evi vardır.

Esprilidir.

En önemlisi de artık doyum noktasına yaklaşmış demektir.

Yani amaç artık sadece ve sadece yatmak değildir.

Yok, yanlış söyledim, yatmaktır da, tadını çıkarmaya başlamıştır demek daha doğru galiba...

Bundan bir sonraki aşama sadece yemek olacağından... Hazırlık dönemi... Heh heh he...

Neyse...

Kitap okur, müzik seçer, yeni yemek trendlerinden haberdardır.

Gelelim neyi, nasıl pişirdiklerine...

Aaaa... Yer kalmadı.

Onu da sonra anlatayım...

Bilmiyoruz sanki!

Ne pişirecek? İşi pişirecek.

De nasıl?

DİĞER YENİ YAZILAR