“Hayır” demeyi bilmek

Haberin Devamı

Aşkın ne demek olduğunu sormuşlar. Ne demek olduğunu derken, onun için ne anlama geldiğini...

Kim için?

Farklı ülkelerden kadın ve erkekler için...

Fıkra gibi...

Hani, “Bir Fransız, bir İngiliz, bir İtalyan...” diye başlayan fıkralar vardır ya, yemin ederim onlara benziyor...

Şimdi önce İtalyanlara sormuşlar, “Aşk sizin için ne anlama geliyor?” diye, “mantıksızlık” cevabını almışlar...

Olabilir değil mi? Yani âşık olunca mantık gidiyor falan...

Sonra İngilizlere sormuşlar, onlar da, “karmaşa” diye ifade etmişler...

E bu da olabilir...

İngiliz bilim adamları da sürekli bu konuda araştırma yaptıklarına göre demek ki onlarınki sahiden karışık.

Portekizliler de, “ayakların yerden kesilmesi” demişler.

Tabii... Ne de olsa Akdeniz iklimi...

Veee...

Sıra geldi Türklere...

Onlar ne demiş?

“Hayır diyememek.”

Evet. Aynen bu cevabı vermişler...

Ne demek olabilir bu?

Ya da, “hayır diyememek” derken?

CHP’nin çarşaf açılımı kadar saçma!

Ama yine de, ne için böyle demiş olabileceğimizi anlamaya çalışalım...

Artık ilişkiler öyle kötü bir hale geldi ki,

yaşananlar anketteki hiçbir cevaba uymadığı için bu şıkkı seçmişlerdir...

Böyle iyimser bir tahmin yapabiliriz. Ama doğrusu benim aklıma başka bir şey daha

geliyor...

“Acaba” diyorum; bizimkiler aşkla seksi mi karıştırdılar?

Yoksa insan “hayır” diyemediği için âşık mı olur?

“Hayır” diyemediği için bir insan ne

yapar?

Borç verir, kefil olur, bir de yatar.

Hepsinde temel duygu aynıdır; karşındakiyle öyle bir yakınlaşmış, öyle bir noktaya gelmişsindir ki...

Yani yakın arkadaşındır e, tabii senden borç ister, kefil olmanı ister, hayır diyemediğin için verirsin...

Bir de onunla öyle bir noktaya gelmişsindir ki...

Mesela kadından çok da hoşlanmamışsındır ama gözünün içine bakıyordur, e o akşam yapacak daha iyi bir işin yoksa, “hayır” diyemezsin...

Mesela adamla uzun süre cilveleşmişsindir, oynamışsındır epey, bir “şarap-makarna” gecesinde “Hayır” diyemezsin.

Ayıp olur!

Sebep-sonuç ilişkisine ters düşeceğini hatta aptal gibi algılanacağını sanırsın.

Ama bu işler ömür boyu böyle gitmez tabii...

Ver, ver, ver; nereye kadar?

Yeterince kazık yediğin zaman...

Yeterince korktuğun zaman artık kolay kolay borç vermemeye, kefil olmamaya başlarsın.

Öteki işte de...

Birileri sana öğüt verir:

“Hayır demeyi bileceksin!”

Oysa, “hayır” demek bilinmez, öğrenilir...

Öğrendiğin zaman da, artık âşık olmak için çok geçtir.

Ya adam/kadın bulamazsın...

Ya da sen, “hayır” deyince o da buna inanır...

DİĞER YENİ YAZILAR