Hangi adam, nasıl kahve içer?

Haberin Devamı

Sıra geldi kahveye... Ama ondan önce açıklamam gereken bir iki nokta var. Dün yazmıştım ya; ilk yemekte ‘gevez’, ‘hibeş’ falan istemeyin diye...

O anda “bitersiniz” demiştim.

“Fırında parmesan peynirli enginar” türü bir şeyler isteyin diye de uyarmıştım.

İşte o konuda birkaç soru var da... Mesela biri diyor ki, “Sadece zeytinyağlı enginar istesek...”

Niye? Parmesan sana bir şey mi yaptı? Yani istersin istemesine de bu nasıl bir intiba bırakır biliyor musun? Sanki kendini aşamamışsın...

Biraz da pasifsin gibi... Yeniliklere karşı duyarlı fakat ürkek bir tavrın var. Her şeyi karşındakinden bekleme oğlum!

Bir de, “Gevez ne?” diyenler var. Sana ne?

Hazır bilmiyorsun, öğrenme. Sakın ha! Gidip bir yerlerde, “Gevez nedir?” diye sormaya kalkma.

Yanlış anlaşılırsın.

“Ne olacak ki? Benimki ilk yemek falan değil” diye de düşünme.

Eski köye yeni adetler akıllara başka şeyler getirir. Yeni müzik türü dinlemeye başlamak, yeni marka bir kazak giymek, alakasız bir kitabı okumaya başlamak gibi...

Eski fotoğrafları deşmek de öyledir...

Yani birini bulduğunu zannederler.

Daha da kötüsü, bunu kıskanan bile olmaz...

Bir erkeğe ya da bir kadına öğrete öğrete “Gevez” öğreten ’ötekinden’ korkulmaz çünkü.

Kimden korkulur? Onu da bir gün yazarım.

“LATTE” DİYENLE TEK GECE...

Şimdi gelelim kahveye...

Yemek bitti, “Kahve alır mısınız?” Eveet... Şöyle bir sınıflama yapalım: Cappuccino içenler, Türk kahvesi içenler, macchiato içenler, cafe latte içenler ve sütlü kahve içenler.

Salak değilim, mahsus öyle yazdım; latte diyenle sütlü kahve diyen, tamam sonuçta aynı şeyi içer ama karakter olarak farklıdırlar.

Sütlü kahve içenle yatmayacaksın. Latte diyenle tek gece... Cappuccino’cular aralarında üçe ayrılır. Double içenler, normal içenler... Sırf cappuccino olsun diye içenler. Double’cıların geceleri uzundur. Anlayın artık!

Normal içenlerin akılları çapkındır. Yapar yapmaz, bilemem. Türk kahveciler ya çok özgüvenlidirler veya kirli(!) işlerden ellerini ayaklarını artık çekmişlerdir. Macchiato’cular biraz çocuk ruhludur ya da çocuktur. Çıtır sevenlere... Ha, bütün bunlar bir kadın ya da bir erkek için katı prensipler midir?

Olmazsa olmazları mıdır? Hayır. Şöyle anlatayım: Hani adamla kadın birlikte yaşamaya karar vermiş. Daha ilk akşam kadın demiş ki:

“Bak hayatım, madem artık birlikte yaşayacağız, bilmen gereken şeyler var.”

“Nasıl?” demiş adam.

“Ben prensipleri olan bir kadınım ve bunlara uyulmasını isterim.” Yine “Nasıl?” demiş adam. “Mesela saçımı sağdan ayırdıysam o akşam bana hiç ilişme. Soldan ayırdıysam mutlaka olmalı. Ama ortadan ayırdıysam yani uğraşırsan olabilir demektir.” “Öyle mi?” demiş bizim adam. “Madem öyle, ben de sana biraz beni anlatayım. Ben her akşam içerim. Eğer bir kadeh içtiysem o akşam mutlaka olmalı. İki kadeh içtiysem bana hiiç ilişme. Amaaa iki kadehten daha fazla içtiysem saçına başına bakmam...”

DİĞER YENİ YAZILAR