Bir filmdeydi sanırım; unutmanın formülünü söylüyordu: “İlişkinin süresi bölü 2.”
Kısa süreli ilişkiler için iyi de, uzunlar için moral bozucu bir formül değil mi?
Yani 6 ay birlikte olduysanız onu unutmanız 3 ayınızı çalacak ama...
Atıyorum, ona 5 yılınızı verdiyseniz,
2,5 yıl da unutmak için harcayacaksınız demektir ki, bu da hiç hoş değil.
O zaman ilişkiyi 7,5 yıl olarak hesaplaman lazım.
Daha uzunlara Allah kolaylık versin.
Öyle tabii...
Unutmak dediğin öyle kolay bir iş değil.
“Dur bi unutayım” demekle olmuyor.
Ha diyeceksiniz ki, öyle biri vardır ki bir gün birlikte olursun ama ömür boyu unutmazsın!!!
Ne yaptıysa artık!
Tamam olabilir ama onu başka bir yazı başlığında ele alalım; mesela, fantezileri işlerken falan...
Bugün bahsettiğimiz, bir ilişkiden sonraki unutmaca...
Hatta biraz acılı olanlarınki...
O kadar yoğundur ki, manyak gibisindir. Aklından hiç çıkmıyordur falan.
Sonra hani bir gün öğleye doğru veya bir akşamüstü birdenbire fark edersin ki o sabah onu düşünerek uyanmamışsın.
Dur bir dakika, hatta dün de...
Şöyle bir düşünürsün kaç gün olmuş diye...
Kaç sabahtır özgür uyandığını...
Onsuz...
“Oh be!” dersin.
“Nihayet!”
Derin bir nefes alırsın. Gülümsersin...
“Bitti bu iş. Yırttım” diye...
Keyfin yerine gelir.
Sonra bir gün biri sana sorar:
“Onu unutabilecek miyim?” diye...
Gülersin.
Cevabın hazırdır:
“Unutursun. Hem de öyle bir unutursun ki, unuttuğunu da unutursun.”
İşte süreç böyle başlar.
Yani onu düşünmeden uyanmayla...
Sonra yavaş yavaş diğerleri de silinmeye başlar.
Veeee...
Bir gün gelir, tamamen unutursunuz.
Geçenlerde, “Onu unuttuğunuzdan ne zaman emin olursunuz?” diye bir yazı okudum.
Madde madde çıkarmışlar.
Bakalım mı?
Ama ben de biraz karışacağım, ona göre...
İlk madde şu:
“Arkadaşınız ondan bahsediyor ama siz, ‘Hangi Kerim?’ diyorsunuz.”
Şu, fena olanı!
Nedir yani? Unut dediysek hafıza kaybına uğra demedik!
“İkinizin şarkısı çaldığında ağlamıyorsanız.”
Ki zaten o ikinizin değil, sadece sizin şarkınızdır. Bir de, şarkının sadece bir cümlesi sizi anlatır gerisi alakasızdır. Bu madde aslında, “Şarkılardan fal tutmuyorsanız” olmalıydı...
“Başkasıyla beraber olduğunu duyduğunuzda kıskanmıyorsanız.”
Hatta kendinizle kıyaslamıyorsanız...
“Onunla sevişmeyi artık hiç istemiyor ve hatta sevişmelerinizi hatırlamıyorsanız.”
İşte! Şimdi bitmiştir bu iş!
“Ona rastlayabileceğiniz bir yere giderken özel makyaj yapıp, hazırlanmıyorsanız.”
Yok artık!
Burada biraz duralım.
Hiçbir kadın, hiçbir bir erkeği bu kadar da unutmaz.
Gerçekten onu unuttun mu?
Haberin Devamı

