Ex'lerle ilişkiler

Olabilir... Eski karı/koca ya da sevgiliyle arkadaş kalınabilir. Ama bunun da şartları vardır bana göre...

Haberin Devamı

Olabilir... Eski karı/koca ya da sevgiliyle arkadaş kalınabilir. Ama bunun da şartları vardır bana göre...

İçinden artık aşk, seks ve ihanet geçmeyen bütün ilişkilere dostluk yakışır.

Ama... Tek taraflı da olsa üçünden biri canlı duruyorsa...

Olmaz...

O ex'çiftten dostluk mostluk çıkmaz...

Zira bu üçünde de ortak bir duygu vardır: Hırs...

O bitmeden dostluk başlamaz.

Aşkın ve seksin günün birinde bittiğini biliyoruz... Peki ihanetin acısını bitiren var mı?

"Aman canım, bir zamanlar ihanet etmişti. Ne olacak ki? Geçti gitti..." diyen birine rastladınız mı?

Ben rastlamadım. Hele ki kadınlar...

Onların gözünde ihanetin acısını azaltacak hiçbir ceza yoktur. Azaltmaz...

Kısasa kısas bile...

Affetmekten bahsetmiyorum. Unutmaktan söz ediyorum.

Bunları zaten biliyoruz, değil mi? Klasik konular...

Peki.

Zuhal Olcay'la Haluk Bilginer bir sinema filminde birlikte oynayacakmış....

Konu buradan aklıma geldi.

Olur mu bu şimdi?

Kim, kimi kandırıyor?

Haluk Bilginer, Aşkın Nur Yengi'yi mi?

Zuhal Olcay, Haluk Bilginer'i mi?

İkisi, Aşkın Hanım'ı mı?

Yoksa hepsi bir oldular, bizi mi kandırıyorlar? Arkadaş mı olacaklar yani?..

Ben bu durum için kendi kendime bir analiz yaptım.

Bilmem doğru mu?

Böyle bir proje yapımcılar için iyi bir fırsat, kimse onlara laf söyleyemez. Bir taşla kaç kuş vurmuş olacaklar...

Sorun, iki oyuncunun da bu projeye neden "evet" dediği...

İkisinin de ihtiyacı yok; ayrıca tarzları değil. Yani sebep reklam meklam olamaz bence... Ortada tamamen kişisel, duygusal, erotik bir durum var.

Neden mi? Anlatacağım.

Haluk Bilginer, "evet" dedi çünkü 'paylaşılamayan erkek' hissini özlemişti. Canı da sıkılıyordu. Biraz oyun oynamak istedi. Ego var ya, ego... Bu işte! Aşkın Hanım'ın ufak tefek huzursuzlukları, Zuhal Hanım'ın bir bakışı ona yeter de artar bile.

Zuhal Hanım için ise güzel bir fırsat. Ne fırsatı? Haluk Bey'i sinir etme ya da huzursuz etme hatta, "Sen beni huzursuz bile etmiyorsun"u gösterme fırsatı...

Zuhal Olcay da olsa, unutmayalım ki o da bir kadın. Aşkın Nur Yengi ne yapsın? Bu yüzden boşanacak hali yok ya... Film bitene kadar katlanacak.

Tabii bunlar benim tahminim. Belki hiç de öyle değildir.

Belki de üçü çok iyi arkadaş olur.

Zuhal Hanım'ın hiç hırsı kalmamıştır...

Haluk Bey sadece projeyi düşünmektedir.

Aşkın Hanım da huzur içindedir...

Bunlar da benim saçma sapan halüsinasyonlarımdan ibarettir.

Kötüyüm ya...

Aslında onları değil, onlar gibileri yazmak istediğimi anlatabildim herhalde...

Değil mi?

Yoksa bana ne?

Zaten bu projeden mutlu olacağı kesin olan tarafta biz varız.

En azından iyi bir şeyler seyredeceğiz ...

****

Yakalanmış olabilirim ama...
Artık aması maması yok.

Kalmadı...

Kahve içmeye çağır, birlikte tatile git sonra da "aramızda bir şey yok" de.

Ne yapınca aralarında "bir şey" olacak acaba?

Tuhaf değil mi?

Milletçe oturduk TV karşısına, milli yengemiz ne zaman gerdeğe girecek diye bekliyoruz.

Sanki çıkıp, "Tamamdır. Dün akşam birlikte yattık" diyecek!

Size bir şey söyleyeyim mi?

Hülya Hanım bizi kullanıyor.

Aslında hepsi Kaya Çilingiroğlu'nu sinir etmek için.

DİĞER YENİ YAZILAR