Evliyim ama...

Aması maması yok. Yok aslında ama bunu dinleyen çok. Söyleyen de...Daha da kötüsü; inanan çok.Peki, acımasız olmayalım, “inanmak isteyen” diyelim

Haberin Devamı

Aması maması yok. Yok aslında ama bunu dinleyen çok. Söyleyen de...
Daha da kötüsü; inanan çok.
Peki, acımasız olmayalım, “inanmak isteyen” diyelim.
Uzatmayacağım. Çok açık ve net yazacağım.
Hem de kısa.

“Evliyim ama...” diye başlayan cümleler hep aynı sözlerle biter.
“Evliyim ama... Ama onunla artık kardeş gibiyiz...”
Hııı... Tabii...
Henüz daha yaratıcı ya da daha arsız bir cümle icat edilemedi.
“Yatmıyoruz” diyor yani...
Şimdi bu diyaloğu, ardından da mealini yazacağım.
Yazayım da itirazı olan varsa, okuduktan sonra söylesin. Ya da sonsuza kadar sussun.

- Evli misin?
- Evliyim. Evliyim ama...
- Ama ne?
- Ama onunla artık... Nasıl söylesem? Artık kardeş gibiyiz. Aslında buna üzülüyorum. Ve ilk defa bunu birisine, sana söylüyorum. (Bunalımlı bir ifadeyle söyleyecek bunları.)
- Yaa... Üzülme ya. Düzelir, bir dönem geçiriyorsunuzdur.
- Öyle basit birşey değil. Tam üç sene oldu.
- Yine de... Ne bileyim? Dedim ya, üzülme...

HEM DE DELİCESİNE...

Şimdi gelelim bu konuşmanın mealine...
- Evli misin?
- Evliyim. Evliyim ama...
- Ama ne?
- Ama... Onunla arada bir yatıyoruz, o da tatsız tutsuz zaten. Ayrıca canım seni de istiyor. Yani seninle de yatsak.
- Beni tavlamak için biraz daha yalan söylersen, olabilir. Ben de seninle yatmak istiyorum ama keşke onunla hiç yatmıyor olsaydınız.
- Ya, yatıyoruz da ne oluyor? Onları sayma sen zaten.

Evet, meali budur. Ama bu konuşma aslında bu anlama geldiği bilinmeden yapılır.
Sanki bunları konuşmuyorlarmış gibidirler.
İkisi de kandırılmak ister.
Konuşmanın aslında da, mealinde de tek ortak nokta, eşle yatılmamasıdır.
Yani sanki adamın ya da kadının evli olmasındaki tek sakınca bu: Eşiyle yatması...

Yatmıyorsa...
“Yatmıyorsa, e, tamam o zaman. Şunu baştan söylesene yahu...” durumu...
Sanki bütün evli çiftler, sabahlara kadar hem de delicesine...
Masanın üzerindekileri sıyırarak falan...
Sanki!

ÇOK CANI ÇEKİYORSA...
Bitmedi...
Bu konuşma iki türlü devam eder.
“Kardeş gibiyiz”den sonrası... Sonrasının da bir “ama”sı var yani.
Adam eğer hemen yatmak istiyorsa ya da çok ama çok canı çekiyorsa, şöyle söyler:
“Zaten boşanacağız...”
Zannedersin ki, konuşuldu falan...
“Bundan karının haberi var mı?” diyeceksin aslında.
Diyeceksin ama...
Yok, eğer adamın iştahı o kadınla, “yatsa da olur, yatmasa da...” seviyesindeyse, o zaman şöyle der:
“Kardeş gibiyiz ama yatmasak da onu seviyorum. Aramızda çok dostça bir sevgi var.”

Ama...
Yasak ilişkinin başında, tek sakınca gibi görünen “yatma” kriteri sonradan listenin alt sıralarına düşmeye başlar.
Düşer...
Düşer...
Düşer....

Ama bu epey sürer.
Sonra?
Biter.

DİĞER YENİ YAZILAR