Evlilik demişken...

Haberin Devamı

En son ‘evlilik’ diyorduk ya, devam edelim...

Geçenlerde okumuştum; bir uzman, birçok evliliğin bitmesinin nedenlerinden birinin de cinsel istek azlığı olduğunu söylüyordu...

Bana sorarsanız tek neden ama...

Öyle tabii...

Zira bu iş, seks yani, herkesin gazını alır.

Diğer sorunları da beraberinde yok eder.

Sinir minir kalmaz!

Yalan mı?

Cinsel hayatı iyi olan kaç kişi ayrılmış?

Kim ayrılır?

Kimse!

Ayrılamaz ki!

Bu kadar da iddialıyım.

Ama o bitince...

Onan sonrasını biliyorsunuz zaten... Ayrılmalar, aldatmalar, katlanmalar vs.

Yani onunla ya da onsuz bir şekilde seks yapınca ayrılınmıyor...

Ama bazen de “yap” deyince yapılmıyor bu iş.

Yapılamıyor...

Niye?

Okuduğum o yazıda uzman, cinsel isteksizliğin fizyolojik ve psikolojik birçok nedenleri olduğundan bahsediyor.

Psikoseksüel gelişim aşamalarında ortaya çıkan aksaklıkları sıralamış.

Ben de parantez içinde mealini yazayım mı?

* Erken çocukluk dönemine ait bilinçaltı çatışmalar.

(Babam anneme hizmetçi muamelesi yapıyor ama aynı zamanda onunla sevişiyor; nasıl yani?)

* Cinselliğe dair gerçeküstü ve hatalı beklentiler.

(Kötü Alman pornolarından öğrendikleri...)

* Cinselliğe dair edinilmiş hatalı bilgiler.

(Seksi skor, santim ve kere hesabına endekslemek...)

* Öğrenilmiş hatalı davranışlar.

(“İnsan sevdiğiyle sevişir mi?” mantığı...)

* Utanç, suçluluk, günahkârlık duygularına kapılma.

(Yüzyıllar boyu bir zar yüzünden kaç şehit verirsen sen de suçluluk duyarsın.)

* Cinselliğin yasaklandığı tutucu ve katı ahlak kurallarının bulunduğu toplumlarda yetişme.

(Nietzsche ne demiş: Ahlaki fenomenler yoktur ama sadece fenomenlerin ahlaki yorumları vardır.)

* Evlilik problemleri ve çatışmaları.

(Bi doğru düzgün sevişseler sorun kalmayacak ama...)

* Eşlerin ikisinden birinde cinsel yaşamı olumsuz yönde etkileyen psikiyatrik bir hastalık bulunması (depresyon gibi).

(İkisinde birden olsa her şey süper mi olacak? Yok, o iş olsa depresyon da olmaz.)

* Kişinin kendi bedenine, özellikle cinsel organlarına dair olumsuz düşünceler içerisinde olması.

(Kişi derken, danalar herhalde... Hepsi kendisininkinin küçük olduğunu düşünüp büyük muamelesi yapar ya...)

Var mı itirazı olan?

DİĞER YENİ YAZILAR