Bu konu uzayacak...
El atmam lazım.
Önce o sorunun cevabını vereyim:
“Evlenmeden çocuk yapılmalı mı?” nın...
Hiç öyle tahmin ettiğiniz gibi, “Tabii ki”, “Erkeğe ne gerek var?”, “Kadınlar tek başına bu işi de halleder...” hatta, “Bu öküz erkekler zaten ne işe yarıyor ki?” gibi laflar etmeyeceğim.
Cevabım çok basit:
“Hayır,”
“Yapılmamalı...”
Ama benim “Hayır”ımın nedeni, örf-adet, gelenek-görenek meselesinden kaynaklanmıyor.
Başka nedenlerim var.
Biri şu: Erkekleri eğitmek, sorumluluklarını öğretmek yerine onları rahat mı bırakalım?
Yoksa siz hâlâ bir çocuğun onu size bağlayacağına inananlardan mısınız?
Sakın ha! Ne umurlarında olur, ne başka bir yerlerinde...
Ayrıca ne kadar az sorumluluk yüklerseniz o kadar mutlu olurlar.
Onlar rahatladıkça, siz de o derecede mutsuzlaşırsınız.
Hiç öyle sizin gibi, “Çocuğum, benim parçam” falan demezler. Daha doğrusu söylerler de, öyle hissetmezler.
Bu bir neden. Ama benim “Hayır”ımın asıl nedeni bu değil.
Var, etrafımda evlenmeden çocuk yapanlar, hatta çocuğunun babasından maddi manevi hiçbir destek istemeden, kendi kendilerine bu kararı verenler var.
Kimi evli adamlardan kimi de evlenmek istemeyenlerden çocuk yaptı.
İlk zamanlar mutluydular. Ya da öyle görünüyorlardı.
Ama içlerindeki “Çocuk olunca dayanamaz, gelir” duygusunu hiç saklayamadılar.
Hep beklediler.
Ama o babalar, o çocukları hiçbir zaman legal çocukları gibi benimsemedi.
Onlarla ilgilendikleri gibi ilgilenmedi..
Bu ilgisizlik, benimsemeyiş o kadınların içinde bir hırs, bir eziklik yaratmıyor mu sanıyorsunuz?
Hem de nasıl yaratıyor...
Canları istediğinde gelip, iki sıkıp, çocuğu sever gibi yapıp bir de güzel tatmin olup sonra da defolup giden adamlara tav olmuyorlar mı?
Hem de nasıl oluyorlar...
Ve bütün bunların yıkımını yaşamıyorlar mı?
Hem de nasıl yaşıyorlar...
“Özgürleştik” derken, hırslarına, ezikliklere esir düşmüyorlar mı?
Ah, hem de nasıl...
Benim gördüklerim bunlar olduğu için...
İşte asıl bu yüzden, hatta belki sırf bu yüzden yani kadınlar üzülmesin diye “Hayır” diyorum.
Yoksa bana ne?
Sanki çok da derdimdi...
<>
Seks diyeti
Nasıl yani?
“Öz saygılarını yeniden kazanmak, benliklerini bulmak ve sosyal çevreyle düzgün iletişim kurmak hedefiyle seks diyetine başvuranlara her gün yenileri ekleniyor”muş.
Bir daha “Nasıl yani?”
Seks yapanlar öz saygılarını kaybedip, benliklerini mi kaybediyor?
Ne yapıyorlar bunlar yahu?
Nasıl yapıyorlar ki?
Onların yaptıkları bütün bunları sağlıyorsa, bizim yaptığımız ne o zaman?
Bilmediğimiz bir şeyler mi var?
Bunca yıl kandırıldık da haberimiz mi yok?
<>
Seks mi Formula 1 mi?
F1’in konuğu olarak İstanbul’a gelen güzel manken Estella Warren seksin F1’den daha ciddi bir iş olduğunu düşünüyormuş.
Soru da kendini ortaya çıkarmış:
Seks mi, F1 mi?
Hadi bakalım, seçenekleri çoğaltalım...
Seks mi, maç mı?
Seks mi, para mı?
Seks mi, alışveriş mi?
Seks mi, profiterol mü?
Evlenmeden çocuk meselesi
Bu konu uzayacak... El atmam lazım. Önce o sorunun cevabını vereyim
Haberin Devamı

