Erkekler komiktirler aslında...

Haberin Devamı

Kime diyorum?

Ben konuşurken yüzüme bak!

Erkekler diyorum, komiktirler aslında...

Yani bugün iyi günümdeyim de, “iğrenç” diyeceğime, pardon “ilkel” diyeceğime...

Yok, “bencil” diyeceğime, “komik” dedim. Aslında moralle ilgili galiba... Veya nasıl ifade ettiğinle...

Yani mesela:

“Bütün erkekler kirpik kıvırma aletinden ürküyor, yastığın yanına koysanız tabanca zannediyorlar.”

Böyle bir ifade onları komikleştirebiliyor. (Hemen şımarmayın...)

O halde devam edelim.

“Erkekler, üzerinde mümkün olduğu kadar çok düğme bulunan telefonları severler. Çok düğme olunca kendilerini büyük adam zannediyorlar.”

Telefonlara bir de fermuar taksalar...

Takmasalar mı? Bunların ne yapacağı belli olmaz!

“Erkeklere iş yaptırmak için işin içine ‘tehlike unsuru’ katmak gerekir.”

Şuna açık açık, tehdit desek!

Bir işin hemen yapılmasını istiyorsanız, evet onu tehdit etmelisiniz veya bağırmalısınız.

“Lütfen”den falan anlamaz bunlar. Bütün angarya işleri korkularından yaparlar.

“Erkek, televizyonda maça konsantre olduğunda takımına maçı kazandırabileceğine inanan tek canlıdır.”

Bir de ne yaparlar biliyor musunuz?

Mesela ilk golü attıklarında hangi pozisyonda duruyorlarsa, maç boyunca aynen öyle kalırlar.

Bazıları aynı kıyafeti, aynı donu bile giyer. Kumar oynayanlarda da bu inanç vardır.

Sonra da fal baktıran kadınlarla dalga geçerler. Bu arada onlara fal bakılınca her denilene inanırlar. Rüyalara da...

Gerçekten komikler...

“Bir adamın aynada kendisine bakışından bir başkasına ihtimam gösterme potansiyeli olup olmadığını anlarsınız.”

O bakıştan daha neler anlaşılır, neler? Bunu sonra uzun uzun yazarım. Ama burada ne demek istemiş acaba?

- Bence aynaya çok bakan adam, sana bakmaz.

- Seninle rekabet içindedir.

- Kendisi daha güzel olmak ister.

- Kelleşiyordur.

- Hepsi

Hangisi acaba?

“Bütün erkekler kendilerini çok sempatik zannederler, çoğu değildir.”

Zaten olmasınlar da...

Sempatik!

Sempatik adam.

Şirin gibi bir şey...

Demek ki, daha iyi bir marifeti yok yani...

“Kocanızı tenis maçında yenerseniz akşama sırtını dönerek uyur.”

Tenis maçı, bir tartışma, tavla, hatta sessiz film bile olabilir.

Yenildiniz mi? Bittiniz siz...

“Sırtını dönerek uyur” diyorlar ama ben buna pek katılmıyorum.

Tam tersi, maçın rövanşını almak isterler...

İçlerinde şöyle bir duygu uyanır:

“Sen misin lan beni yenen? Öyle yenilmez, böyle yenilir...”

Ama burada asıl konu, yenmesi yenilmesi değil.

Asıl soru şu:

“Karı koca oyun mu oynar?”

Böyle yani...

Arada sırada komik olabiliyorlar.

Peki ya şirin?

O kadar da değil.

Zaten şirin erkeği ne yapacaksın?

Şişşt!

Kime diyorum ben?

DİĞER YENİ YAZILAR