Erkek adam açılır saçılır mı?

Haberin Devamı

Açılıp saçılmaması lazım.

Ama oluyor işte!

Hani bunlar bize uzun sürede giyindiğimiz için sinir olup dururlar ya...

Ve yüzyıllardır sinir olma konusunda bunun üzerine çıkamadılar ya...

Neyse.

Onlar bizden beter aslında...

Bir farkla...

Biz giyinirken “oldu mu, olmadı mı” diye kafaya takarız, onlar ise giyindikten sonra...

Çünkü aslında öyle tutucudurlar ki...

Her gün giydiklerinin dışına çıkmaları çok zordur. Karısının, kızının veya sevgilisinin zoruyla farklı bir kıyafet denediklerinde huzursuz olurlar.

Direnebildikleri kadar direnirler.

Ama bir süre sonra teslim olurlar tabii. ..

Tıpkı şu bermuda şortlarda olduğu gibi...

Bir de alıştılar ki!

Eskiden sadece deniz kenarında giyerlerdi şimdi her yerde...

Bana sorarsanız deniz kenarında da giymemeliler ama...

Niyesini sonra anlatacağım, şimdi bermuda şort ve terlik giyen erkeklerden bahsetmek istiyorum...

Parmak arası veya değil, fark etmez...

Şimdi bunlar o şortu giyerler ama kendilerinden hiçbir zaman emin olamazlar...

Neden?

Çünkü aslında yakışmadığının farkındalar. Ama biraz modern, biraz genç, en son olarak da rahat olma hevesine yenilmişlerdir.

O kıyafetle, o kadar güvensiz ve hassastırlar ki, tek cümleyle, bir bakışla, küçücük alaycı bir gülümsemeyle onları yerin dibine sokar veya göklere çıkarabilirsiniz...

Ben birincisini tercih ederim.

Zaten bakışları da korkak korkaktır onların. “Sen bunun bana yakışmadığını biliyorsun ve bunu yüzüme vuruyorsun” bakışı...

O zaman, “evet, aynen öyle, komiksin, komik!” bakışıyla cevap vermek lazım bunlara...

Bazen bakışların konuşması uzar.

İyi adamlar vardır ya, bellidir tipinden, onlardansa, “şirin de mi olmamışım” der gibi üsteler.

O gün acımasız bir günündeysen, “Tıh! İnan çok kötü!” hareketi yaparsın.

Yok adam itse, “ben seni bu pantolonla da...” bakışı atar.

Senin gözlerinin kısıklığı, “iğrençsin, önce adam ol, adam!” demektedir.

Bak şimdi kendi kendimi doldurdum.

“Hadi gel len, napacan sanki?” diyeceksin it herife...

Yaparmış mesela!!

En fenası da ne biliyor musunuz?

Terlikler...

Terliklere hep 2 numara küçük muamelesi yaparlar. Oysa ayağına göredir.

Ama dikkat edin, topukları terlikten daima en az 5 cm dışarıdadır.

Niye?

Ben bilmiyorum.

E, tabii dolayısıyla yürüyüşleri de saçma sapanlaşır...

Lafı çok dolandırdım, içim şişti!

Ya-kış-mı-yor...

Bu kadar.

Size şunu da söyleyeyim, bu sadece benim fikrim değil.

Bu kıyafetler çıtır kıyafeti...

Kazık kadar adam kıyafeti değil.

Yahu zaten göbekli, kısa boylu, kısa bacaklı, yapısız, zayıf, fazla uzun bir adama...

Yani bunların herhangi biri olsa yeter, yakışır mı?

Etik olarak değil, estetik olarak...

Yakışır mı?

Hayır.

Allah rahmet eylesin, nereden aklıma geldiyse, Marlboroman vardı, onun gibi değilseniz tabii...

Değilsinizdir siz...

Keşke olsanız...

DİĞER YENİ YAZILAR