Erkeği ayakkabısından tanırım

Haberin Devamı

“Bir erkeğin ayakkabısına bakarak hakkında çok bilgi edinmek mümkün” diyor.

Dünkü mail’cilerden biri...

Böyle deyip bırakmış.

Bana pas atıyor...

Beni tahrik ediyor.

Ama hoşuma gitti, topu karşılamaya karar verdim. Erkekleri ve ayakkabılarını yazacağım.

Geçenlerde bir arkadaşıma rastladım. Zamanında hızlı hayatı olanlardan birine...

Bana ayakkabılarını gösterdi ve aynen şöyle dedi:

“Bak ne hale geldim.”

Baktım. Ucu yuvarlak loafer ayakkabılardan giymişti.

Neyse ki siyahtı. Kahverengi de olabilirdi...

Aklıma kozalakla oynayan kedi geldi. (Anlatmıştım ya, önüne gelene tecavüz eden kedi kısırlaşınca bahçede bulduğu kozalakla oynuyordu hani...)

Hayatı boyunca aynı tip ayakkabı

giyenler vardır...

Mesela şu, ses çıkarmayan ayakkabılardan...

Hush Puppie, Tımberland türü...

Bunları şöyle özetleyebilirim: Romantik isyankârlar...

BORSALINO ERKEKLERİ...

Ama genelde erkeklerin ayakkabıları dönem dönem değişir.

Yeni evlilerden başlayalım...

Bunlar nerede tipsiz ayakkabı var, onu bulur alırlar. Üstü basık basık olanları falan...

Hem kişilikleri ve zevkleri tam oturmadığından hem de karısıyla birlikte seçtikleri için... Ne kendisinin ne karısının zevkine göre olur, ikisinin arasını ararken en kötüsüne karar verirler.

Bir de dünya para öderler ha!

İşi iyi gitmeye başladıysa erkeğin ayakkabıları da terfi etmeye başlar.

Her erkeğin hayatında bir Borsalino ayakkabı dönemi vardır.

Hani şu delikli olanlar...

Uzun süren bir dönemdir.

Nedense o ayakkabılar, erkekler için erişilmez bir yerdedir. Yani öyle çok pahalı olmasalar da, durumu düzelmeden kendisini ona layık mı görmez ne?

Borsalino ayakkabılar onlar için statüyü işaret eder.

Durumları düzelir düzelmez hemen alıp onu giymeye başlarlar. Bordosu, siyahı, tabası, kahvesi...

Kahvesini aldıkları dönemde artık ona doymaya başlamışlardır aslında.

Yeni arayışlara yönelirler.

Ama hayatlarının her döneminde bir Borsalino dolaplarında durur. Tamamen vazgeçmezler yani.

SEVİŞGEN AYAKKABILAR

Sonra sivri burunlara geçerler. Araya araya onu bulurlar yani...

Sivri burun aynı zamanda onların azgınlık dönemlerine de rastlar.

Çünkü sivri burun ayakkabı “itsel” bir çağrışım yapar.

Etrafındaki bütün şeyler; ya nasıl söyleyeceğim, hıh buldum, sevişgenler sivri burun giyer.

Ya da onlar öyle zanneder.

Hiç altı lastik, yuvarlak burun ayakkabılı bir kazanova hayal edebiliyor

musunuz?

Nasıl ki, jartiyerli bir kadın babetli olamazsa, bir kazanova da yuvarlak burun giyemez.

Olmaz.

Bu yüzden sivri burun giyince kişilik değiştirirler.

Yürüyüşleri falan farklılaşır.

En fazla ayakkabıyı da, bu dönemde satın alırlar.

Kadın gibi, doyamazlar...

Bir erkeğin ayakkabılarına en iyi baktığı, onları en temiz kullandığı dönemdir.

Gurur duyarlar ayakkabılarıyla...

Ama bir süre sonra ayakkabılar sıkmaya başlar. Çarşıya çıktıklarında gözleri siyah bir loafer’a takılır...

DİĞER YENİ YAZILAR