Onlar da çaldıkları enstrümanlarla kadınları kıyaslamışlar.
Bence dördünün de cevabı çok enteresan;
Çünkü aralarında, "kadın" diyen yok.
Hiçbiri "kadın"ı seçmemiş. Dördü de, çaldıkları bir enstrümanı tercih etmişler.
Doğru düzgün kadına mı rastlamamışlar, o kadınlar bu sanatçılara mı vermemişler kalplerini?
Yoksa bir bildikleri mi var? Yani biz de erkek yerine bir enstrüman arayışına mı girsek, bilemedim.
Allah, Allah...
Niye ki?
Niyesine de bakacağız ama...
Ama önce bu soruya biraz alındığımı söylemem lazım. Çünkü soruyu gördüğümde, "Nasıl yani?" dedim kendi kendime; "Kadın ne zamandan beri bir enstrüman olarak kabul ediliyor?"
Benim bildiğim, "enstrüman" kelimesi, erkeklere ait bir dünyanın jargonunda yer akdi.
Kendi enstrümanlarını bırakıp, bizi mi suçluyorlar şimdi de?
Alınmayayım mı? Öylesine fantezi mi yapıyoruz?
Peki, yapalım o zaman...
Levent Yüksel'den başlayalım.
"Hiçbir kadın bas gitarın verdiği hazzı vermedi" demiş.
Bu durumda o kadınlara da bir bas gitar verseymiş!
Madem iyi bir şey! Birlikte basarlardı...
Burhan Öçal biraz daha iddialı.
"iyi bir sevişme, iyi bir konserin yanından bile geçemez. İyi bir konser, en güzel orgazmdır. Darbukanın göbeği kadınınkinden güzel"
O zaman darbuka öpsün sizi, ne diyeyim?
Ayrıca kadın göbeğine de öyle davranıyorsanız aynı karşılığı alamazsınız tabii...
Sıra geldi, Kerem Görsev'e...
"Bir yerden sonra öpüşmek rutinleşiyor ama müzik asla!" diyor.
Bir dakika... Hergün aynı şarkıyı çalarsanız müzik de rutinleşir. Gma gelir.
Kadına hergün ayrı şekillerde dokunun bakın, neler oluyor... Yani ona çalıştığınız kadar kadına çalışsanız... Çoook daha farklı sesler duyarsınız gibime geliyor.
ASIL HİKÂYE NE?
Hüsnü Şenlendirici'nin yorumu devrim niteliğinde... Önemli bir açıklamada bulunmuş:
"Klarneti öper gibi üflerim" demiş. Hm...
Şimdi biraz duralım. Nefesli çalgılar grubu kritiktir. Yıllarca kadınların endeksinde kalan saksafon kültürünü nihayet bir erkekle paylaştığımızın ifadesidir bu. Bilmem anlatabiliyor muyum? Hüsnü Bey bir de şunu söylemiş: "Müzikal sevişmenin yanında dünyanın en seksi kadını hikâye kalır" Asıl hikâye ne biliyor musunuz? Arkadaşlar, seçim yapmak zorunda mıyız? Kıyaslamak şart mı? Yani mesela Haftalık Dergisi aynı soruyu erkeklere değil de kadınlara sorsaydı: "Enstrüman mı, erkek mi?" diye...
Ben her zaman kadınların daha dürüst ve renkli olduğuna inanmışımdır, şu cevabı alırlardı;
"Enstrümanh erkek"
Yani ben isterdim ki, bir sanatçı çıksın, şöyle desin: "Hepsi bir arada olsun. Enstrüman eşliğinde erkek ve kadın...
Verin ikisini de bana... İkisini de..."
Enstrüman olarak kadın verelim...
Levent Yüksel, Burhan Öçal, Hüsnü Şenlendirici ve Kerem Görsev'e sormuşlar; "Enstrüman mı, kadın mı?" diye...
Haberin Devamı

