Yahu dikkat edin, bizim Türk dizilerinde bile âşıkları ya evlendirmiyorlar veya araya kavuşamayacakları dandik bir olay koyuyorlar. Yoksa dizi yürümüyor, konu tükeniyor...
Siz hiç mutlu evlilik filmi seyrettiniz mi?
Hayır.
Seks, romantizm, tutku, saygı, sürpriz hatta acı... Bunların hiçbirini o filme koyamazlar çünkü gerçekçi olmaz.
Filmler ya evlenince biter veya ayrılınca başlar...
Ya da cinayet veya aldatma vardır.
En iyi ihtimalle komedidir; o da erkeklerin hıyarlıkları üzerine kurulmuştur.
Alın işte size bir psikolojik-gerilim filmi itirafı:
“Boşanmış bir kadın olarak bugünkü yazınızı okuyunca, evlilik hayatım ‘bir film şeridi’ gibi gözlerimin önünden geçti, resmen içim daraldı.”
Psikolojik-gerilim, 20 yaş üzeri film hem de... Çocuklar ve yaşlılar seyretmesin...
Var mı başka mail?
Var...
“Bugüne kadar şüpheleniyordum ama bugün eminim ki, siz eşimi çok yakından tanıyorsunuz.”
Tabii... Mesela bana bunu yazdığını bilse sana söyleyeceğini de biliyorum: “Bunları okuyup okuyup kendini doldur sen daha!” Sen şahsiyetsizsin ya!
“O ‘dırdır’ var ya... Kadınlar için saydığınızın tümü ve daha sonra aklınıza gelebilecek her türlü bahaneden daha geçerli bir bahane.. Dır dır dır dır.. İmdaat!”
İyi o zaman. Güle güle... Sen git, bir kahvede erkek erkeğe geçir günlerini “gecelerini!” Oralarda sigara da içemeyeceksin artık. Ama pardon yaa, nasıl olsa orgazm gibi bir durumun da olmayacağı için çok aramazsın!
“Yani evlilik hayatı zorlaştırıyor değil mi? Ve biliniz ki hiçbir şeyin kolay olanı hatırlanmaz, iz bırakmaz. Onun için evlilik güzeldir.”
Tabii, yaşlılık ve sinir izleri mesela...
“Dilek Hanım, evli olup olmadığınızı bilmiyorum ama bu başlığı ilk gördüğümde tamam, Dilek Hanım evlenmeye karar vermiş dedim.”
Dilime vurdu diye mi? Yahu kimse benimle evlenir mi? Ben olsam evlenmem. Zaten o ihtimali son iki gündür yazdıklarımla tamamen yok ettim.
“Bizim de evlenmemek için bir dünya nedenimiz var bir ara yazarım :)”
Sen acele etme, biz hepimiz seni bekliyoruz nasıl olsa... Rahat ol yani!
“Erkek olsaydınız, eminim aşkınızı çok mutlu ederdiniz...”
Deli misin, hem de nasıl? Asıl ben size, “Ben erkek olsam hangi kadınlarla olmazdım?”ı yazayım mı?
“Üçüncüyü ben buldum. Bekâr erkek her zaman peynir ekmek yemez. Bazen pasta bazen şekerpare bazen karışık... Her gün başka bi tat yani.”
Ondan sonra kusup dururlar. Benden duymuş olma ama o kadar çok kusana, kısaca “motor erkek” deniyor.
“Siz hiç ölümü düşündünüz mü? Ölümden sonra sizi ne bekliyor bu cicili dünya size nasıl bir kazık atacak?”
Haydaa... Ölüm nereden çıktı şimdi? Hani toprak dolacak falan o bakımdan mı?
“En önemlisi ise yazdıklarınızın doğru olduğunu kabul etmeyen erkeklerdir.”
En önemlisi o değil. Daha da kötüsü var; kabul ediyorlar. Bir de üstüne kendilerini şirin sanıyorlar.
“Evlilik gerçekte güzel ama sıradan insanlar için felakettir! En zor mesleklerden biridir; örneğin Madam ve Mösyö CURIE’ler gibi bilinçli romantikseniz evlenirsiniz.”
Sen çok ağır konuştun, Curie’nle ezdin bizi. Bilinçli romantik üzerine çalışalım biraz.
Nedir bu arkadaşlar?
En iyi ihtimalle komedi
Haberin Devamı

