“İşte bu.”
“Bu” dedim.
“Kaybolan kadını buldum.”
Onu geçenlerde eski Dünya Bankası Başkanı Wolfowitz’le bir teknede gördük. Wolfowitz onu öpüyordu.
Sonra o eski fotoğrafı tekrar çıktı ortaya. Clinton’la fısıldaşırken...
İmregül Gencer isimli bir kadın.
“Neyin nesidir? Kimin nesidir? Bir de bu çıktı başımıza” dedim.
Evet, ne yalan söyleyeyim, söyledim.
Belli ki, benim gibi düşünen çok; ertesi gün bütün gazetelerde o vardı.
Clinton ve Wolfowitz’siz İmregül Hanım.
Gazetelerin birinci sayfalarında dekolte bir elbisesiyle...
Hem de sıkı bir dekolte. Göbeğine kadar açık falan.
“Hıh!” dedim, “Al bi tane daha... Bu da onlardan biri...”
Hani yabancı meşhur birileri gelince bizim artist kızlar hemen onların peşine düşüyor ya, onlardan sandım.
Ne yapayım yaa.. Onlara alıştık. Ne fena...
Sonra onunla yapılan bir söyleşiyi gördüm. Milliyet Gazetesi’nin ekonomi sayfasında.
O fotoğraf farklıydı.
Siyah bir takım ama gayet kadınsı.
Ciddi ama kadın.
Kadın ama hoş bir kadın.
ILIMLI KADIN KIYAFETİ
Röportajı okudum.
Yine “Hıh!” dedim.
Ama bu “Hıh!” başka bir “Hıh...”
“Evet onu buldum. Aradığım kadını buldum.”
Aslında ne zamandır onu aradığımı bile unutmuştum, bu sefer o beni buldu.
Hem çok hoş, hem akıllı, hem iş kadını hem de sadece kadın. Hem dekolteli hem de siyah takım elbiseli...
“Bizde böyle bir sürü kadın var” demeyin.
Yok çünkü. Bizimkilerde, “işimle gündeme geleyim” sendromu var.
Üstelik bunlar dekolte de giyinmez. İş kadını ya, dernek üyesi kadınlar gibi giyinirler.
Ilımlı kadın kıyafeti yani...
Başka önemli bir ayrım daha var:
Hem Clinton’la fısıldaşıyor hem Wolfowitz’le öpüşüyor.
Ve bütün bunlara gülüyor.
Nereden mi anladım?
Şuradan; röportajı yapan Songül Hatısaru sormuş:
“Clinton ve Wolfowitz haberiyle gündeme gelince üzüldünüz mü?”
“Yok, böyle şeylere üzülmemeyi yıllar önce öğrendim. Ben bir iş kadınıyım. Üstelik uluslararası çapta işler yapan bir iş kadınıyım. Ben çok mutlu, ne yaptığını bilen birisiyim. Öyle kolay kolay üzülmem.”
Bu laf da öyle kolay kolay söylenmez ha!
“Öyle kolay kolay üzülmem...”
Gerçi “Clinton ve Wolfowitz’le tanışmak ancak Türkiye’de şaşkınlık yaratır” da demiş, tamam biraz uçmuş olabilir ama olsun. Hakkıdır.
TIPKI ESKİSİ GİBİ
Çünkü o, çok uzun süredir karşılaşmadığım bir kadın profilini karşıma çıkardı.
Kaybolmuştu.
Onun yerini başka kadınlar
almıştı:
Aldatılan
kadın.
Kocasının yakasına yapışan kadın.
Boşanıp sapıtan kadın.
Asalak kadın.
“Türban bozuntusu”
takan kadın.
Dernek kadını.
İş kadını...
Bunalımlı kadın...
Hepsini bir tarafa bıraksak. Artık başka bir kadın olsak...
Tıpkı eski günlerdeki gibi başka bir Türk kadını profilini aramaya başlasak...
Birinci sayfadan derin dekolteli fotoğrafı, ekonomi sayfasında röportajı olan bir kadını mesela...
Ekonomi sayfasında, öpüşen bir kadın
Haberin Devamı

