Sen şimdi kırmızı ışıkta bekliyorsun. En öndeki araba sensin. Veya arkalarda bir yerdesin, fark etmez. Sinir olacaksın birazdan.
Sağından bir araba kıyın kıyın gelip, senin önüne geçecek.
Trafik lambasının da tabii...
Arkalarda sıraya girmeyi hiç canı istememiş.
Uyanık ya...
Bekleyen herkes de salak ya...
Bu arkadaş, güya sağa dönüşü tıkamamak için son sürat gelir ve bütün arsızlığıyla lambanın önünde durur.
Sonra da arkasındaki arabadan bir işaret bekler.
Ya bir selektör veya korna falan.
Bu arkadaşa bir ders vermek lazım.
Ne yapacaksınız?
Ben söyleyeyim:
Burada görev onun hemen arkasındaki arabaya düşüyor. Ki zaten en fazla sinir olan da odur.
Ona beklediği işareti vereceksin.
Ama kırmızı yanarken.
Gazlasın gitsin de aklı başına gelsin.
Uyanık!
SANKİ SAFARİYE ÇIKIYORLAR
Şimdi ikinci sorunu çözeceğim...
Cip sorununu...
Bunlar abarttılar ya...
Kamyon büyüklüğünde ciplerle evle iş arası gidip geliyorlar falan...
Çok işlevsel çünkü...
Bunların şehir içinde yasaklanmaları gerekiyor. Nedir bu yaaa?
Zaten şehir içinde cip kullanmak ne demektir? Biri bana bunun mantıklı bir açıklamasını yapabilir mi?
Sanki safariye çıkıyorlar.
Bunların yaptıkları en mantıklı açıklamayı biliyorum;
“Güvenli.”
Hıı...
Bu güzel bir ipucu. Atlamayalım.
Arkadaşınız, buna da bir çözüm
buldu.
Ben yani...
Önce anlatacağım şeyin bir alt yapısı olduğunu bilmenizi istiyorum.
Oradan başlayacağım.
Daha önce yazmış mıydım, hatırlamıyorum:
Sahipleriyle cipler arasında ters orantı vardır.
Cipler büyüdükçe, sahiplerinin kendine güvenleri azalır.
Yani bir cip ne kadar büyükse, sahibinin de bir şeyi o oranda küçük demektir.
KULLANAN KADINSA...
Artık bu, kendine güveni mi olur, neyi olur, bilemem.
Zaten iyi bir cipin içinde hiç yakışıklı bir adam görmedim daha...
Neyse...
Bu cipleri kullananlar aynı zamanda korkak olurlar.
Niye mi? E, onun için cip almışlar ya...
“Yok yaa... Hava atmak için alıyorlar” diyorsanız, evet doğru ama düşünün, ciple hava atan birinin kendisine güveni ve cesareti ne kadar olabilir?
Olamaz.
Bundan sonra anlatacaklarımı acemiler uygulamaya kalkışmasın.
Şimdi bunlar ciplerini kuvvetli bir kalkan gibi gördüklerinden trafikte üstünüze üstünüze gelirler ya...
Sağınızdan solunuzdan kırıverirler direksiyonu önünüze...
Hiç korkmayın.
Siz onun üzerine sürün.
Hele ki arabanız “ikinci el”se...
Bunların bir farı bile dünya para olduğundan veya o bilmem kaç dolarlık oyuncakları çizilip çarpılacak, değeri düşecek diye ödleri kopar.
Hemen kaçarlar kenara...
Hani iri yarı adamlar vardır ya, fino köpeklerinden ödleri kopar, aynen öyle işte...
Ancak, cipi kullanan bir kadınsa...
Şu sarışın olanlardan...
Bırakın geçsin.
Cip büyüdükçe öteki küçülür
Haberin Devamı

