Çiçeğin içinde pırlanta olsun...

Gelin arasını bulalım...Hatta ide-alini...Çiçeklerin içinde pırlanta olsun.

Haberin Devamı

Gelin arasını bulalım...

Hatta idealini...

Çiçeklerin içinde pırlanta olsun.

Dünkü yazımda doğum günü, evlilik yıldönümü gibi çok özel günlerde erkekler SADECE çiçek almasınlar demiştim.

Çiçekçiler bunu hiç sevmedi.

Bana, sanki “kimse kimseye çiçek almasın demişim” muamelesi yaptılar.

Okuyucuların bazıları çok içten destekledi bazıları da kırıldı.

Nasıl mı?

Şöyle mesela... (Destekleyenleri yazmayayım, ayıp olur.)

* “Soruyorum; riya içinde tek taş pırlanta mı yoksa sevgisini saygısını güzel bir buketle sunan kişi mi değerlidir, değer verendir?”

Yahu, Türk filmi mi çeviriyoruz? Zenginler kötü, fakirler iyi mi sayılıyor bu hayatta? Tek taş pırlanta sevgisizliğin simgesi mi oldu yani? Neredeyse tek taş alanın kafasına atacağız, “Neee? Beni sevmiyorsun ha!!!” diye...

* “Yazınızdan çiçek yerine daha iyi bir hediye almak istediğinizi tahmin ettim. Ama fazla parası olmayan Jeep ya da mücevher alacak kadar... Sizce öküz sınıfına mı girecek?”

Tabii... Tek alternatif Jeep ya da mücevher zaten! Benden duymuş olmayın ama mesela gümüş bir çift küpe de (20-30 YTL falandır) mücevherden sayılır.

* “İsterseniz Porsche alalım, arkadaşına söylemesi daha havalı olsun.”

Valla iyi olur. Varsa parası alsın tabii... (Ama içine bir buket çiçek koysun!)

* “Sayenizde kadınlara nasıl davranmamız gerektiğini anlıyoruz ve kadınlar nasıl kandırılabilir, bu dersi de yazılarınızdan çıkarıyoruz. Ancak bugünkü yazınız beni gerçekten yaraladı. Nedeni, ben kim olursa olsun kadınları hep böyle kandırıyorum yani çiçekle... Yazmasanız olmazdı di mi...”

Kadın sana kanmak istiyorsa kanar zaten. Bozma moralini... Hele üstüne bir de çiçek alırsa... Ohoo...

* “Bir doktor büyüğümüz çiçek yemeyin, ölürsünüz dedi. Son olarak, Dilek Önder hanımefendi, hayatınızda bir kişiden çiçek almamanın ıstırabını, kıskançlığını ve üzüntüsünü bize mal ettiniz, çok yazık.”

Çiçek yiyenlere bir lafım yok ama...

Yani arkadaşlar...

Bir daha söylüyorum:

Biraz yaratıcılığınızı kullanın. Bir kadına vereceğiniz en iyi hediye, üzerine biraz kafa yorduğunuz hediyedir.

Bu arada benim atladığım bir noktayı bir okuyucum yakalamış. Aktarmam lazım.

* “Bence çiçekler konusunda çok önemli bir detayı atlamışsınız. Çiçek, koca tarafından eve 2 şekilde gelir.

1- Önceden çiçekçiye telle sipariş verilir ve iş çıkışı alınarak koca tarafından eve getirilir...

2- Koca eve geldikten sonra kapı çalar ve çiçekçinin elemanı size bir buket uzatır. Bu esnada koca sırıtır...

Her iki şekilde de değişmeyen tek unsur çiçeğin üstündeki kartta yer alan el yazısıdır. Çiçekçinin el yazısı...”

Bu yüzden diyorum ki...

Gelin arasını bulalım:

Güzel çiçeklerin arasına pırlanta koysunlar...

Öyle yollasınlar...

Ama...

Kendi el yazılarıyla...

DİĞER YENİ YAZILAR