Çakma türbanlılar

Haberin Devamı

Yani dini inancından değil de, başka nedenlerden dolayı kapananlar...
“Sonra”dan kapananlar...
Onları birbirinden ayırmak çok ama çok kolay...
Hani dün tarif etmiştim ya..
Bir bakışta şıp diye anlaşılıyor diye..
Süslü püslü, kokoş olmalarından...
“Çakma türbanlılar” dediğim, onlar...
Yine de ve her şeye rağmen “Çakma bunlar!” deyip geçmemek gerekiyor.
Çakma makma ama az buz değiller ki!
Hem sayısı az değil hem de hepsi gerçek...
Aklımıza hep aynı soruyla birlikte geliyorlar:
“Madem dini inançlarından dolayı değil o halde neden kapanıyorlar?”
Daha doğrusu, “Neden kapanmayı tercih ediyorlar?”
Ve hatta, “neden bir de bunu savunuyorlar?”
Çakma türbanlılardan söz ediyorum...
Şimdi söyleyeceklerimi biliyorum ki siz de kendi aranızda arkadaş sohbetlerinde konuşuyorsunuz.
Benim gibi...
Hepimizin bu soruya verdiği yanıt üç aşağı beş yukarı hemen hemen aynı:
“Türbanla kendilerine bir kimlik kazandırdıkları için.”
Kimlik kazandırıyorlar...

BÖYLE İNTİKAM OLMAZ Kİ!

Nasıl yani?
Bir şey olmak için, “türbanlı” oluyorlar.
İster aile baskısıyla olsun, ister kendi tembelliklerinden ama sonunda “bir şey” oluyorlar...
Okumamış - okuyamamış, gezmemiş -gezememiş, görmemiş - görememiş... Bir şey olmamış - olamamış...
Bundan sonra olma ihtimali de yok.
Ama türbanı takınca... Çakma makma ama en azından bir yere ait.
Hem “bir şey” olan kadınlara karşı hem de kendilerini “bir şeymiş” gibi göstermek istedikleri erkeklere karşı...
İşte türban onun için elle tutulur, gözle görülür bir kimlik.
“Sen öğretmensen ben de türbanlıyım.”
“Sen gazeteciysen ben de türbanlıyım.”
“Sen düşük bel kot giyiyorsan ben de türbanlıyım.”
“Sen gece bara gidiyorsan ben de türbanlıyım.”
“Sen tek başına yolculuğa çıkabiliyorsan ben de türbanlıyım.”
Ve bunun gibi binlercesi, milyonlarcası...
Buraya kadar niye türban taktıklarını çözmüş olsak bile hâlâ şu sorunun cevabını veremedik:
“Hadi kendisi takıyor, peki neden takılmasını savunuyor?”
İki cevabı olabilir.
“Kendisini haklı çıkarmak için.”
Veya:
“Başka kadınları da kendi bulunduğu yere çekmek için.”
Bir tür intikam yani...
“Ben olamadım, sen de olma!”
Sakın yanlış anlamayın, öyle “Kadın kadının düşmanıdır” fikrinde olanlardan değilim. Hatta tam tersine, bu düşünceyi hiç ama hiç sevmem ve ilkel bulurum.
İlkeldir çünkü...
Eğitilmemiş, ilerleyememiş ve ehlileşmemiş kafalara ait bulurum...
Cahilce...
O ilkel intikam duygusunu çakma türbanlılara yakıştırmam da o yüzden...
Ha, bu protest tepkilerinde haksızlar mı?
Tartışılır.
Ama olmaz ki...
Böyle intikam alınmaz ki!

DİĞER YENİ YAZILAR