Daha neler varmış, neler... Teker teker dökülüyor. Yurt dışı anıları yani... Anlatıyorlar.
Şimdi olay Çin’de geçiyor. Alın size genç bir adamla, tecrübeli çapkının başından geçenler...
“Çinli güzelin peşine takılıp içeri girerken başımda akıl niyetine bir şey kalmadığından çok rahat ilerliyor, güzel Çinli’nin marifetlerini merak ediyordum.
İçeriye girince arkamızdan kapı kapandı. Karanlıkta hiçbir şeyi göremiyordum. Birden biri lambayı yaktı ve odaya dolan ışıkla bütün hayallerim suya düştü. Ellerinde silahlarla irili ufaklı beş Çinli erkek karşımızda duruyordu. O ana kadar kendine olan özgüveninden etkilendiğim yiğide döndüm; şimdi bile yüzünü hatırladıkça kendimi gülmekten alamıyorum.
Adamlar kolumuzdaki saatlere varıncaya kadar neyimiz var neyimiz yoksa alıp bizi de bir güzel hırpaladıktan sonra gece yarısı öylece bıraktılar sokağa.”
Bitmedi, devam ediyor:
“Tabii bu olaydan ders aldığımızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Onca olaya rağmen Çinli kızın tatlı tatlı gülüşünü unutamamıştım. Amcam ise bu başarısızlığı gururuna yedirememişti. Atalarımız boşuna dememiş yiğidi öldür, hakkını yeme diye. Çapkınlık tarihine geçen o kara lekeyi çok çabuk temizledi ve orada kaldığımız zaman içinde faaliyetlerine aksatmadan devam etti. Onunla tanıştığım için kendimi çok şanslı sayıyorum:))) Sizi bile yarım saat içinde kandırabileceğinden adım gibi eminim :)”
YATAKTA AMA GİYİNİK
Bir de parasına kıyamayan ama ülkeye döndüğünde de bir şeyleri ispat etmek zorunluluğu hissedenler varmış.
Anlatıyor beyefendi:
“Moskova’da bayiler toplantısında otelin en güzel kızı 250 dolar isteyince bazıları bir bira karşılığı barda veya 20 dolar karşılığında odalarında yatak üzerinde ama giyinik bu kızla fotoğraf çektirmişlerdi.”
Ben bunu yazandan şüpheleniyorum ama...
Hani eczaneye girer de, “arkadaşım için (...) alacaktım da” der ya..
Artık Viagra mı, prezervatif mi, ne alacaksa...
SANA Bİ KIYAK YAPAYIM MI?
Şimdi de İspanya’dayız...
“65-70 yaşlarında bir büyüğümüze iyilik(!) yapmak istedim.
- Abi, sana bi kıyak yapayım mı?
- Nasıl?
- Sana fıstık gibi bir hatun ayarlayayım...
Heyecanlandı...
Hemen duş aldı, tıraş falan oldu, ‘Ben biraz dinleneyim, sen alt yapıyı kur, getir’ dedi.
Ekibin bulunduğu bara gittim. Barda aleni pazarlık yapılıyor. Oturdum bakıyorum... Gece saat 12’ye doğru 19 yaşında Brezilyalı fıstık gibi bir hatun geldi.
İlik, ilik...
Her konuda anlaştık.
Tam giderken birden aklıma şöyle bir şey geldi: ‘Bunu ona götüreceğim, yapamayacak... E, ben de böylesini bir daha bulamam.’
Ertesi gün onu gördüğümde sordu tabii... Ona açık açık söyledim:
I’m sorry, çok iyiyidi...”
Bu da hikâye mi?
Haberin Devamı

