Böyle tören mi olur?

Haberin Devamı

Bence olmaz.

Olmasın da...

29. Uluslararası İstanbul Film Festivali Ödül Töreni’nden bahsediyorum.

Cumartesi akşamı televizyonda benden başka bu töreni izleyen var mıydı, bilmiyorum.

Törene katılanların akrabaları dışında!

Belki zaplarken “Film Festivali Ödül Töreni” yazısını ve Mehmet Ali Alabora’yı gören bir dakika falan bakıp geçmiştir.

Evet geçmiştir.

O bir dakika boyunca da “Acaba güzel bir şeyler görebilir miyim?” diye beklemiştir. Baktı ki, paçoz bir durum, geçmiştir işte...

Peki ben niye izledim?

Mazoşistlikten falan değil.

“Yok artık! Bu kadar da olmaz!” girdabından...

Filmlere bir diyeceğim yok. İlgiliyim ama alanım değil.

Törenin tamamına da bir lafım yok.

Ama...

Katılanlar...

Ödül alan almayan; sanatçısı, olmayanı, hiç kusura bakmasınlar ama çok özensizlerdi.

Aslında özensiz çok az kaldı da pespaye yazmaya elim varmadığından... (Alabora hariç.)

Herkes değil ama yüzde 90’ı böyleydi.

Nasıldı anlatayım...

Kadınlar bulaşıkları mutfakta bırakıp ödül törenine bir koşu gelmişler ve hemen dönecekler gibi...

Erkeklerin büyük çoğunluğunda kravat olmadığı gibi tıraş dahi olmamışlar, altlarında kötü bir kot falan...

Takım giyen de, ütüsüz ceketini çekiştire çekiştire...

Yakası bağrı açık gömleklerle...

Spor lastik ayakkabılarıyla...

Sanki pazar sabahı kahvaltıya gelmişler.

Sahi kahvaltıya nasıl gidiyorlar acaba?

Yahu, gece bir ödül törenine katılıyorsun; hiç mi “Ne giymeli?” diye kendi kendine de olsa sormadın?

İnsan akşam yemeğine kebapçıya bile gitse kıyafetine bir çekidüzen verir.

Töreni izlerken “Niye acaba?” diye düşündüm.

Niye böyleler?

Aklıma şu seçenekler geldi:

Elbiseleri yok: Herhalde bundan değildir.

Önemsemiyorlar: E, o zaman hiç gelmesinler.

Cool takılıyorlar: Tarz yapıyorlar yani!

Yok canım hiç mi tarz görmedik! Ayrıca asıl tarz, gidilecek yerin önemini ve ruhunu kendi tarzına uyarlamak değil midir?

“Ben kotumu giyeyim, gideceğim yer bana uysun!” değil herhalde!

Hadi onu da geçtim...

Ülkenin en önemli, en büyük haber kanallarından biri, CNN Türk ödül törenini canlı yayınlıyor...

Altın Lale Ödülü’nü, Eczacıbaşı Topluluğu üstlenmiş...

Akbank sponsorluğunu almış.

Sen kendi organizasyonunu önemsemez, özen göstermezsen kim, niye sana önem versin?

Ki işin görsellikle ilgili!!!

Sen insanların ilgisini, beğenisini üzerine çekmezsen sana kim, niye ilgi göstersin?

“Kıyafetle mi olacak bu iş?” dersen cevabım net:

“Evet.”

Tabii ki önce iş ama işini sunmasını da bileceksin.

Geniş kitlelere hitap etmenin, iyi sponsorlar bulmanın yolu bu.

Biraz özen!

Bak mesela Emek Sineması’nın yıkılma kararını protesto ediyorsun. Sesini duyurmak istiyorsun...

Elinde bu kadar fırsat varken...

Niye kullanmıyorsun?

Niye sahip çıkmıyorsun?

Neden seyircini katlamıyorsun?

DİĞER YENİ YAZILAR