Sabırla sizden gelen önerileri okudum. Kıskançlıkla başetmenin yollarıyla ilgili önerileri...
Ama...
“Ama”sını sonra anlatırım. Önce itirazlarımdan başlayacağım...
n “Böyle durumlarda erkek için iki yol vardır. Birincisi, ertesi gün dayanamayacağı bir sürpriz yapmak, ikincisi küsmek ve dırdırdan mümkün olduğunca uzak durmak. Yani kafayı dinlemek:)))”
Birinci yol, senin haksız olduğunun kanıtıdır. Bir nevi intihar yani... İkincisi ise dırdırı ertelemekten başka bir şey değil. Barışmayacak mısın? O anda başlar söylenmeye...
* “Siz kıskançlık görmemişsiniz benim bir aşkım var, Bodrum’a gitsem kıskanır, yemeğe bi arkadaşıma gitsem kıskanır hele birinde otelin asansöründe bir İranlı kız görmüştüm ve gözleri çok hoştu onu söyledim aman Allah’ım dünyam karardı direkten döndük ama herşeye rağmen onu seviyorum.”
Aaa... Seninki de hiç çekilmezmiş. Allah bilir, biriyle yatsan kıskanacak!!! Ne bu yahu? Bodrum’lar falan... Bacaklarını kuma gömmeye mi gidiyorsun da kıskanmasın?
* “Tespitler cuk oturmuş. Eşim hep bu duyguyu yaşatır. Oysa ben onu bi kadınla bassam, ‘Pardon rahatsız ettim sonra geliim ben’ diyecek kadar serbest bırakıyorum. Ve adam yanımdan hiç ayrılmıyor. Taktik bu hanımlarrr...”
O da sana, “Dur azıcık bekle, az kaldı, bu zaten erken... Eve beraber gideriz. İki taksi parası vermeyelim” deeermiş!
Espri bir yana, olay o seni daralttığında ne yapacağın?
* “Kıskançlık öyle bir kıvılcımdır ki, sıçradığında güzel olan her şeyi yakar, ilahi aşktan geriye sadece rüzgârda savrulan gri renkli küller kalır.”
Hı?
Ne dedi?
Kadını yakmaya mı kalkıyor ne?
* “Neden evde kös kös onu bekleyeyim ki. Onun ardından ben de çıkarım, geceye akarım. Onun bulunduğu mekâna değil tabii. Eve de bir not bırakırım, ‘Hayatım geç kaldın, ben de sıkıldım dışarı çıktım’ derim. Artık eve hangimiz erken gelirsek gelelim benim açıdan sorun kalmıyor.”
Sen de zaten sorun yokmuş ki! Baksana kadın nerede umurunda değil.
Ertesi sabah “Fırsat mı kolluyordun? Kimlerle, nereye gittin, ispat et” diye başlayınca ne yapacan? Onu soruyorum... Sen ne diyorsun? Akarım, kokarım zart zurt... Dönünce ne olacak, ondan haber ver!
* “Eğer arkadaşınla bir yemek yiyemeyecek ya da kahve içmeyeceksen başların böyle birlikteliğe. Yahu eskiden güven vardı. Her şey gibi o da zaman aşımından kaybedildi. Her şey zor ama ilişkiler artık daha bir zor.”
Yaa... Sormayın. Biz de elhamdülillah iyiyiz.
Ne diyonuz? Eskiden böyle yemeğe falan çıkmalar yoktu da ondan güven vardı.
* “Dilek Hanım tam üstüne basmışsınız. Bir de, böyle bir olaydan sonraki sevişmeler nasıl olur diye bir yazı daha yazınız.”
Oldu! Köşemin yanında bir de efekt CD’si verelim, tam olsun. Şaka şaka, biraz klasik ama tamam yazarım.
Yok, yok...
Bu böyle olmayacak!
Yine iş bana düştü.
Ne yapacağınızı da yazayım bari...
Böyle püskürtme olmaz!
Haberin Devamı

