Taktım ben bu senaryoya...
Şu, dün bahsettiğim “Sıfır Noktası” adlı filmin konusuna yani...
Hani en yakın arkadaşını donmaktan kurtarmak için karısını onunla seviştirmek zorunda kalıyormuş ya...
Bak yaa...
Yine sinirim oynadı yerinden. Tutamıyorum kendimi...
“Zorunda kalıyor,” yani öyle ki başka çare yok!
Hatta öyle bir durum olmuş ki değişik pozisyonlar da denemeleri gerekiyormuş! Bunu da doktor demiiiş! Yoksa erkek çocuk ya, maazallah bir tarafı düşermiş!
Şimdi bu yazıya en fazla tepki şu iki konuda geldi.
“Böyle saçma sapan senaryoyla niye uğraşıyorsun?” diyenler ki onu daha sonra anlatacağım ve “Niye karısını seviştiriyor, kendi yapsın” diye fikri gelenler...
Olur, gözlerini açınca da durumu anlatırsınız artık:
“Sana bir iyi, bir kötü haberimiz var. İyi haber: Kurtuldun, geçmiş olsun. Kötü haber mi? Gey oldun.”
Benim amacım hem biraz gırgır yapmak hem de erkeklerin bir taraflarını daha deşifre etmekti.
Karısının başkasıyla sevişmesi fantezisi...
Yani asıl sorulması gereken soru şu:
Erkeklerin, karılarını başkasıyla sevişirken düşünme fantezisi var mıdır, yok mudur?
Aslında filmi çekenler de herhalde bunun üzerine gitmek istemişler de, senaryo biraz saçma olmuş.
Sorunun cevabına gelince...
Ben iddia ediyorum:
Vardır.
Ama bunu düşünmekten hem çok korkarlar hem de akıllarına geldiğinde tahrik olurlar. Tahrik oldukları için rahatsız olurlar.
Böyle bir kısır döngü oluşur.
AHLAKİ DEĞERLER ESNER Mİ?
İşte bu yüzden o mecbur kalmalar falan... “Yani görüyorsunuz işte, mecbur kaldık da ondan! Yoksa olacak iş mi?”
Tabii, biz de salaktık çünkü!
Kadınlarda da vardır böyle fanteziler... Onları sonra anlatırım. Veya anlatmam, niye anlatayım ki?
Dedim ya, böyle bir fanteziyi değil dile getirmek, akıllarından geçtiğinin bile anlaşılmaması için asıl soruyu film icabı olarak dahi soramazlar.
Tali yollara başvururlar.
Tıpkı haberdeki gibi...
“Sıfır Noktası... Ahlaki değerler her koşulda aynı mı olmalı?” “Hangi koşullarda ahlaki değerlerde esneklik olabilir?” “Yaşam için ahlaki değerlerden ödün verilebilir mi?” sorularına yanıt arayacak.
E, iyi...
Siz o sorulara yanıt ararken, öbür tarafta “Donuyorum” ayağıyla kadını...
Neyse, sizin dediğiniz gibi olsun!
Peki biz de elimizden geldiğince bu soruları yanıtlamaya çalışalım o zaman...
Teker teker...
“Ahlaki değerler her koşulda aynı mı olmalı?”
Kesinlikle, “Hayır.” Yurt içinde ve dışında farlklıdır mesela. Hatta evden uzaklaştıkça genleşmeye başlar. Uzakdoğu’da millet niye sapıtıyor sanıyorsunuz...
“Hangi koşullarda ahlaki değerlerde esneklik olabilir?”
Bu, bünye meselesidir. Her bünyenin istihap haddi farklıdır. Kiminin 1 ay, kiminin 1 sene... Süre uzadıkça seçiciliğinden ödün vermeye başlarsın. Kıstasların düşer.
“Yaşam için ahlaki değerlerden ödün verilebilir mi?”
Bana yapılmıyorsa, verilebilir...
Böyle bir fantezi var mıdır?
Haberin Devamı

