Bir zamanlar kadınlar...

Yaa... Bir zamanlar, kadınlar da erkekler de çok farklıydı. Bir zamanlar dediysem öyle çook uzun değil; bundan 15-20 sene önceden söz edeceğim.Yani şimdi 40'lı yaşlarında olanlardan...

Haberin Devamı

"Bizim zamanımızda" diye başlayan cümleler kurmaya başladık ya, haydi hayırlısı...
Ama en azından biz bu yaşlarda da "in"iz.
İdeolojik olarak "kayıp kuşak" olarak da adlandırılan bu nesle, ben bütün ideologlara meydan okuyarak "şanslı nesil" demek istiyorum.
Tamam, bir zamanlar siz görmediğiniz için kayıp zannedebilirsiniz ama hâlâ arıyorsanız, şimdilerde onlan bulabileceğiniz adresleri vereyim:
Bu kayıp kuşağın iktidarı ele geçirmeye başladığı dönemi yaşıyoruz şu sıralarda.
iktidardan kastim, hükümet falan değil tabii ki.
Bütün sektörlerdeki üst düzeylerden tutun da, sanat, spor gibi bütün alanlarda bu kayıp kuşağın sözü geçiyor.
Buralardalar yani...
Daha gençler acemi, daha büyükler ise yaşlı...

ERTESİ GÜN ARAYAN ERKEKLER
Üniversite yıllan 80 sonrasına denk geldiğinden apolitik olmakla aşağılandığı için neslinin başına "kayıp" yaftası yapıştırılan bu kuşak aslına bakarsanız o kadar da fazla bir şey kaybetmedi.
Hatta kazandıklanyla kaybettiklerinin muhasebesini çıkarırsak...
Ayrıca zannedildiği kadar apolitik bile değillerdi.
O zamanlar bir tarafta sağcılar öteki tarafta solcular ortada margarita vardı.
Hepsini deneyip, margaritayı içtiler.
Margaritayı seçenlerden bazdan bunu hiç itiraf etmediler. Hep eski solcu olmak istediler.
Kimbilir? Margarita içtiklerini söyleseler belki de kaybolacaklarından korktular. Utandılar.
Halbuki 16 yaşında neyin solcusu olabilirlerdi ki? Yalan.
Şimdi onlar da, ağabeyleri 68'lilere özenip margaritalarını yudumlarken sözde eski solculuklarından söz ediyorlar.
Bazdan ise hiç gocunmaddar. Gençtik dönemleri Özal dönemine denk geldiği için herkeste bol para vardı. Satiyor, alıyor, harcıyor, yiyor, içiyor ve geziyorlardı.
Hemen nefret etmeyin. Türk filmlerindeki kötü zenginlerden bahsetmiyorum. Orta halli insanlardan söz ediyorum.
Cdkını çdormadan bunları yapıyorlardı. Ve bu arada öğreniyorlardı da.
Hayati, kaliteyi, iyiyi, kötüyü...
Şansbyddar...
İşte o zamanlar...
O zamanlar kadın-erkek dişkderi çok farklıydı.
Kadınlar değerliydi.
Nasd mı?
Yani mesela, erkekler kadınların peşinden koşarlardı. Bir sürü alternatif olurdu, kadın seçerdi.
Mesela, erkeğin kadına kaba davranması ayıpti.
"Ertesi gün" aramayan erkek yoktu.
Hatta kadınların üzerine gereğinden fazla düşerlerdi.
Erkeklerin, 'Ya beni bırakırsa" korkulan vardı.
Birden fazla kadınla birlikte olan erkeklere kötü gözle bakdnrdı.
Yemeğe çdddığında hesabı erkek öderdi.
Yeter mi?
Ya ne bdeyim, aklıma gelmeyen daha bir sürü şey...
Şimdi tek tek aklıma gelmiyor ama yeni kadınlardan çok önemli bir farkları vardı:
Değerliydüer...
Peki o halde şu soruyu sormaya hakkımız yok mu?
"Biz nerede kaybolduk?"

DİĞER YENİ YAZILAR