Hissiz adamlara bu hafta da biraz devam edelim mi? Hani şu... Zaten sözüm var, “Onlara ne yapmalı?”nın cevabını vereceğim.
Ama önce bu danalara göstermek istediğim bir şey var.
Bir kadın.
Bir kadının mutasyonu...
“Ben ve yakın birçok arkadaşım en az bir kere böyle bir erkeğe maruz kaldık. Ya da erkeklerin yeni taktikleri bu, ilk bu yola başvuruyorlar.
Belki de belli zaman sonra ilişkinin zor kısımlarını istemiyorlar (bağlılık, tek eşlilik, sorumluluk) ama geri kalan zevkli kısımlarında her zaman varlar.
Ben böyle bir ilişkiyi en uzun yaşayanlardanım. Yaklaşık 5 yılım böyle bir insana âşık olup bağlanarak harap oldu. İşin en kötüsü başkalarına gelince bağlanabiliyordu ama bir tek bende düzgün bir ilişki yaşayamıyordu. Başka kadınlar böyle olan erkekleri nasıl dize getirebiliyor, nasıl yola sokuyor diye çok düşündüm. Bu yıllar süren ilişkimi kendi kafamda bitirdikten sonra 30’undan sonra âşık olmayan erkekler gibi olduğumu anladım.
Yıllarca sırf âşık olduğum için faydalanılmak, sömürülmek beni ruhsuz, duygusuz, bağlanmak istemeyen, erkeklere güvenmeyen, eğlenmek, gezmek isteyen biri haline getirmişti.
Böyle olduğum zaman her şey tam
tersine döndü.
Yemek yedim, gezdim, eğlendim ama ertesi sabah başka biriyle kahvaltıya çıktım. Fiziksel hiçbir şey yaşamadım ama hepsine canım cicim, gayet sıcak kanlıydım.
Aradılar, açmadım; mesaj attılar, ikincide cevap verdim, vermedim. Görüşelim dediler hep ‘bakarız, ararım’ veya ‘meşgulüm, seni yarına arayayım’ dedim.
Onlara onlar gibi davrandım.
Onları kendi silahlarıyla yendim. Çünkü sahip olamamak birisinin tamamen seni olmaması aşktan daha fazla körükleyici
bir şey.
Ben ki birini sevmenin açık, doğal olmanın ve bunu belli etmenin en güzel şey olduğunu söyleyen ve 5 yıl boyunca bunu her daim yapan biri olarak şimdi yanlış olduğunu bilsem de taktik yapmanın bu insanları yola getirecek şey olduğunu görüyorum...”
Şimdi size bir soru:
Bu mudur?
İstediğiniz bu mudur?
Yani söylemek istediğim şey çok basit aslında:
Sizin gibi olmak kolay.
Hem de çok kolay...
Ama biliyorum ki, aslında siz de böyle mutlu değilsiniz. Olamazsınız.
İmkânı yok.
Nereden mi biliyorum?
Çokluk hiçliktir felsefesinden diyelim...
Veya:
Sizin yaptığınız ne gibi biliyor musunuz?
Hani altında vasat bir arabaya el freniyle patinaj çektirten yeni yetmeler ya da geç gençler gibi..
Ne var yani?
Kimse yapmaz mı sizin yaptığınızı?
Yapar.
Eee?
Siz bizim gibi olsanız...
Olmaya çalışsanız...
Bir başka deyişle;
Saçmalamayı bırakın bence!
Bırakın yoksa başınıza gelecekler var.

