Taktım şimdi ben bu konuya... Ama bu sefer konuyu günlük hayata uyarlayacağım.
Edebiyat yapmayacağım yani... Sonra da, “erkekleri masum kadınlar mı, günahkâr kadınlar mı cezbeder” diye soracağım.
Niye taktım biliyor musunuz? Şöyle bir etrafıma baktım ve tekrar düşündüm...
Kadınları...
Özellikle de yeni kadınları...
Yani yeni boşanmışları ya da 30 + bekârları...
Veya evli ama mutsuzları... Geriye de pek kadın kalmadı ya...
Bu iki mevhumu, günah ve masumiyeti nasıl da bir arada yaşadıklarını...
Bir arada barındırdıklarını... Bunu nasıl yaşadıklarını...
Bu iki kavram her ne kadar birbirine zıt görünse de, bir kadının bunlardan sadece biri olmasının aslında saçma olduğunu...
Yani bir kadın sadece masum ya da sadece günahkâr olmaz ki...
Ama ikisini bir arada yaşaması da zordur.
Daha doğrusu ikisi birden olduğunu anlatması zordur.
Bir erkeğe bunu anlatmasından bahsediyorum.
Çok zordur. Yani...
Düşünsenize...
Adama sadece masum tarafınızı gösterirseniz inanır, gider başkasıyla yatar.
Ama adama sadece günahkâr tarafınızı gösterirseniz bu sefer de sizinle yatar, gider başkasıyla yaşar. İkisini birden gösterirseniz, sizden korkar...
Şöyle açıklayayım...
Kendinizi çok masum tanıtırsanız, ki bu kadınlardan hiç hoşlanmam, (benim hoşlanmam gerekmiyor ama...) sevişmeye geçişiniz çok zor olur.
Zor mor geçtiniz diyelim; adam sizden sıkılır. Zira hiçbiri romantik seksten hoşlanmaz.
Romantik seks ne demekse?
Yani yumuşak yumuşak...
Canım cicimli...
Küçük öpücüklerle falan...
Yok, öyle yapmayayım, seksi tarafımı ön plana çıkartayım derseniz... Adamın çok hoşuna gider ama ertesi gün aramaz.
Nedense onların kafasındaki seksi kadın imajı şudur; iyi seks yapan kadın duygusuzdur, hassas olamaz.
Onları aramak maramak gerekmez. O başının çaresine bakar.
Dedim ya, nedense(!) böyle zannederler... Ha, ikisini birden göstermeye kalkarsanız da şöyle düşünürler:
“Abi bu kadın çok zeki. Onunla başa çıkılmaz. Tutamazsın bunu...”
Sanki tutamayınca kadın ona ne yapacaksa?
E, o zaman ne yapmak lazım?
İkisinden biri sanmasınlar diye ne yapmak lazım?
İkisi birden sanmasınlar diye ne yapmak lazım?
Bilmiyorum.
Belki de bir şey yapmaya gerek yok. Onlar düşünsün. Ben sıkı bir tüyo veriyorum:
“Bütün kadınlar hem günahkârdır hem de masum.”
İster o tarafınızı, ister bu tarafınızı, isterseniz ikisini de kullanın fark etmez. Niye mi? Çünkü...
Şimdi o soruyu sormanın vakti geldi: “Erkekleri masum kadınlar mı, günahkâr kadınlar mı cezbeder?”
Cevabını da vereyim mi.
İkisi de...
Mutlu sona bak!
Aliye’nin sonu belli olmuş. Mutlu sonla bitecekmiş....
Mutlu son dedikleri ne? Aliye eski kocasına dönecekmiş... Bu şimdi mutlu son mu?
Yoksa sadece son mu?
Neyse, yeni sezon falan tekrar çevirirlerse belki yine ayrılırlar... Ayrılırlar da, seyredecek bir şeyler çıkar.

