Hayatınızda en az bir kişinin bilmemesi gereken en az bir sırrınız vardır. (Yoksa da, “Ot musunuz siz?” Hemen yaratın.)
Mesela annenizin, arkadaşınızın, eşinizin veya sevgilinizin hakkınızda bilmemeleri gereken konular farklıdır.
Birinin öğrenmesinde hiçbir sakınca olmayan konuyu, öteki asla duymamalıdır.
O trafiği ayarlamak ise biraz akıl biraz da yetenekle ilgilidir.
En önemlisi ise neyi, kimin bilmememesi gerektiğini tespit etmektir.
Sırlar yani...
Bazılarını işinize gelmiyorsa kendinizden bile saklayabilirsiniz. Hiç sakıncası yok bence...
Arkadaş, anne ve babanınkileri geçelim...
Önemli olan kritik ilişkiler...
Orada söylenmemesi gerekenler...
Önce kadınlardan başlayalım.
Yani kadınların erkeklerine asla söylememesi gereken sırlardan...
Zaten birileri belirlemiş.
Diyor ki,
“Rekabet duygusu hissetmemesi için bugüne kadar yattığınız adamların sayısını...”
Tabii, salaktık çünkü biz.
Hatta santim kıyası yaparız. “Sen gel bakayım buraya, dur. Kımıldamadan dur, ölçeceğim. Hıh. İyiymiş, sen kal.”
Dalga geçiyorum ama bazen kadınlar karşısındakinin son erkekleri olduğuna inandıklarından ve onun anlayışına sığınarak anlatırlar.
Evet, anlayışlı olacaklarını zannederler.
Son erkekleri olacağını da...
Bırakın yattıklarını, platonik aşklarını da anlatırlar.
Bunun ne kadar büyük bir hata olduğunu çok geçmeden de anlarlar.
Bunu anladıktan sonra sıra kız-kıza sohbetlere gelir. Liste yapmalar falan...
Yaş sırasına, boy sırasına, ilişki süresine göre değişik listeler yapılır ya...
Ama orada bile hepsi söylenmez.
Kadın, iyice arsız gününde değilse ve o sıralarda biriyle mutluysa kendini oldukça masum göstermek isteyecektir.
Yok, birisinden yeni ayrıldıysa hele ki aldatıldıysa o zamana kadar birlikte olduğu erkeklerin topunu boy sırasına göre ipe dizer...
O ipte en fazla övdüğü, en az sevmiş olduğu adamdır.
ERKEKLERE SIR MIR VERMEYİN
Gelelim başka bir öneriye...
“Yatağınızın yanında veya etrafında gelin dergileri bulundurduğunuzu ve bunlara bakmayı çok sevdiğinizi asla ama asla erkeğinize söylemeyin.”
Tabii... Bu kadar gerzek olduğunuzu anlamasın. Ayrıca gelin dergisine bakacağınıza Boxer’a falan bakın, bari saklayacağınız şey anlamlı olsun. Hem erkekler hakkında iki bilgi edinmiş olursunuz.
Neyi severler, neyi sevmezler falan...
Gerçi o zaman da evlenmekten vazgeçersiniz ama...
Bilgi edinirsiniz ama asla anlayamazsınız.
Mesela “masa üstü” takıntılarını, “Bir yabancı kadın modele niçin Türkiye’nin sanayi Başkenti İzmit’i gezdirdiklerini”, “Kız tavlama yöntemlerini”, “Ne kadar maçosunuz?” testindeki soru ve cevapları, “Paket lastiğinden nasıl top yapılır?” gibi faydalı ve manalı işlerle uğraştıklarını görürsünüz ama asla anlayamazsınız.
Anlamanıza gerek olmadığını ise yıllar sonra idrak edersiniz zaten...
Yani kısacası siz erkeklere bir sır falan vermeyin.
Bilinmemesi gereken şeyler...
Hayatınızda en az bir kişinin bilmemesi gereken en az bir sırrınız vardır. (Yoksa da, “Ot musunuz siz?” Hemen yaratın.)
Haberin Devamı

