Beyaz dizilerde kırmızı leke

Ben görmedim ama okudum; İlk Türk beyaz dizisi çıkmış. Türk beyaz dizisinde, iki gencin tutku dolu, heyecanlı, bol sürprizli aşk öyküsünü bulacakmışız.

Haberin Devamı

Ben görmedim ama okudum; İlk Türk beyaz dizisi çıkmış.

Türk beyaz dizisinde, iki gencin tutku dolu, heyecanlı, bol sürprizli aşk öyküsünü bulacakmışız.

Türk beyaz dizisi...

Hiç aklım almadı...

* "Genç kız, unutamayacağı bir akşam geçirdikten sonra babasından sıkı bir sopa yemişti...

Küçüklüğünden beri onu kıskanan ablası da hiç destek vermiyordu...

Hepsini öldürmeye karar verdiler..."

* "Genç kız, onu bir türlü aklından çıkaramıyordu. Genç adamın kara gözleri, (bizde pek lacivert göz bulunmadığından...) onda bir tutkuya dönüşmüştü. Israrlarına daha fazla karşı koyamayacaktı. İlk buluşmalarında henüz bir töre cinayetine kurban gideceğinden habersizdi."

* "Genç kız, simsiyah uzun kirpiklerini araladığında yeşil gözleri yaşlarla dolmuştu. Sağ gözünün lensi düşmüştü.."

* "Genç kız, tam karşısında oturan adamın keskin bakışları altında kendisini çırılçıplak hissediyordu. En yakın arkadaşının sevgilisi için istek duyması aklını karıştırmıştı. Hemen cep telefonuna sarıldı."

* "Genç adam, bir an da olsa evli olduğunu unutmuştu. Bütün kadınlar onun olmalıydı. Nasıl olsa evdeki gıkını çıkarmazdı. Alışmıştı."

* "Genç adam, genç kızı kollarına aldığında yeniden doğmuş gibiydi. Gökyüzüne baktı ve mırıldandı: İyi ki bu Rus kızları var. Yoksa ne yapardık?"

* "Genç adam, şimdiye kadar hiç tatmadığı duygular içindeydi. Karşısında deliler gibi arzuladığı kadının resmi duruyordu. O sırada karşı köşkün ışıkları yandı. Bir çınlama sesiyle irkildi. Chat yaptığı kadın durmadan onu uyarıyordu; "Napıyon? İyimin?"

* "Genç kızın kalbi dışarıdan görünecek gibi atıyordu. Ona nihayet, "seni seviyorum" demişti. Hemen cevap verdi: "Atıyoosuuunnn..."

Böyle bir şeyler mi acaba?

Bir de kahramanların isimlerini merak ettim.

Berke ile Ada...

Yoksa Sultan ile İbrahim mi?

Veya klasik bir şey mi?

Kerime ile Kâmran gibi...

Ne bileyim, dedim ya pek aklım almadı...

*****


Bir öneri
Hani Boy George'a 5 gün kamu hizmeti cezası verilmiş ya, çöpleri topluyormuş...

Ben diyorum ki, bizim ünlülere de böyle cezalar verseler.

Alkollü araba kullandıklarında falan...

Mesela 5 gün boyunca 09.00-18.00 arası bir kütüphaneye gitme cezası...

Yoksa gazeteci olup kendileri gibilerine katlansınlar mı?

Ya da Kuruçeşme'de 5 gece fotoğrafları çekilmesin.

Yok, yok. Onların cezasını buldum ben:

Uzaklaştırma...

Kuruçeşme semtine 1 km yakınlaşmama cezası...

Ya da mevsimine göre, Türkbükü'ne...

*****


Yapmayacaktın Hilmi paşam!
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Urla yakınlarında tripleks bir villa yaptırıyormuş.

Emekliği için herhalde...

Güle güle otursun.

Otursun da...

Villa pembe renk.

Pespembe...

Aklıma o meşhur eski fıkra geldi...

Hani Mustafa Kemal Atatürk'e bir köy kahvesinde sormuşlar:

- Kahveniz nasıl olsun Paşam?

- Şekerli...

- Ah, paşam işte bunu söylemeyecektin...

Ne bileyim, Genelkurmay Başkanı'yla, pembe renk yan yana gelemezmiş gibi...

Halbuki ne alakası var...

*****

Günün Atasözü
İş işteyken, eş eşteyken bulunur.

(Pınar Altuğ)

DİĞER YENİ YAZILAR