Ben şimdi ne yazacağım?

Haberin Devamı

Sabah sabah...
Oysa pazar günü, ne kadar keyifli başlamıştım güne...
Aslında hiç sevmediğim kış havasını özlediğimi fark etmiştim.
Bir şeyler yapmam için ha bire beni dürten güneş gözükmüyordu.
Ne olduğunu bilmediğim bir
şeyleri...
Ama iyi bir şeyleri...
Beni kışkırtan, aradığımı evden uzaklarda bulacağım umudunu veren güneş...
Bulursun, bulamazsın ama dışarıda ararsın ya...
O avarelik nihayet bitmişti.
Huzura ermiştim sonunda... Kimse, hiçbir şey beni kandırmaya çalışmıyordu.
Ben de bir şey aramıyordum.
Kendimi de özlemişim.
Sabah sabah...
Haberi duydum.
Elim kolum bağlandı.
Bilgisayarın başına geçtim.
Peki ben şimdi ne yazacağım?
Ben o saatlerde ne yapıyordum diye düşündüm.
O saatlerde...
Evimde...
Kaloriferimi yaktım ilk defa...
Kedim bir koltuğa kurulmuş, ben kanepeye atmışım kendimi...
Televizyon açık ama sesi kısık. Ben BoA’yı dinliyorum, Ain’t no Sunshine...
Bir onu, bir de Andrea Bocelli’den, eski bir şarkı vardır ya, “O mare
e Tu” diye...
Deli gibi; bir onu, bir ötekini.
Durmadan...
İki şarkıya takılmışım.
Müzik, evim, kedim ve ben hepimiz huzurluyuz.
Ama biraz fazla iyi görünüyor her şey.
Hani, gerçek olamayacak kadar iyi...
Meğer o saatlerde...
Belki de tam o dakikalarda...
O köprü...
O köprü havaya uçuyormuş...
Biz evdeyken...
Veya bir yerlerde kafa çekerken, dans ederken, sevişirken...
O köprü havaya
uçuyordu...
Oysa ben planlamıştım.
Şöyle bir yazım olacaktı bugün;
“Meğer ne çok sevişmeyen varmış!”
Yoksa dedim, başlığı şöyle mi yapsam?
“Ne yani? Sevişmeyelim mi?”
Yani hayata dair bir şeyler yazacaktım. Keyifli, kimini güldüren kimini kızdıran...
Birinin ayrılığını, birinin kavuşmasını anlatacaktım.
Bir başkasına. “Çek elini oradan” diyecektim. Ötekine, “Hadi len!..”
Dedim ya, hayata
dair.
Bir konserin hem eleştirisini hem dedikodusunu okuyacak, satır arasından bir konu çıkaracaktım.
Ne de güzel mail’ler gelmişti...
Peki ben şimdi ne
yazacağım?
Bugün değil ama
yarın...
Bizi esir almak isteyenlere inat; bizi sindirmek isteyenlere kafa tutacağım.
Meydan okuyacağım.
Yine ister evde oturacağım, ister dışarı çıkacağım. En kalabalık meydanlarda gezinip en tehlikeli alışveriş merkezlerine gideceğim.
İçeceğim, dans
edeceğim. Ağlayacağım da ama...
Yine sevişmeler
yazacağım.
Yazmalıyım, yaşamalıyım...
Yaşamalıyız...
İnadına...

DİĞER YENİ YAZILAR