“Ben demiştim” insanı...

Herkesin içinde bir “ben demiştim” insanı yatar.Daha doğrusu herkes bunu söylemek ister.Ama kimi söyler, kimi susar...

Haberin Devamı

Herkesin içinde bir “ben demiştim” insanı yatar.

Daha doğrusu herkes bunu söylemek ister.

Ama kimi söyler, kimi susar...

Kimi de içinden geçirir.

“Ben demiştim...”

Bu cümle kötü bir cümledir.

Belli ki kötü bir şey olmuştur. Belli ki olan, sürpriz değildir.

Belli ki birisi mahcup olmuştur... Birisi iddiayı kaybetmiştir.

Üff...

Çok fena.

Hangisi daha fena?

Bu cümleyi duymak mı yoksa bunu söylemek mi?

Al birini vur ötekine...

Birinci pozisyondaysanız yani birilerinin size, “ben söylemiştim” deme zamanıysa, yandınız...

O işin olmadığına mı üzüleceksiniz, onun size bilmiş bilmiş gelip dırdır etmesine mi?

“Demişmiş!”

“Dediysen dedin. Ne yapayım yani? Hayatımı senin öngörülerine göre mi kurayım? Ne yani? Sen akıllısın da ben salak mıyım!”da diyemezsiniz...

“Ya benim söylediğim olsaydı... Görürdün o zaman sen” hiç diyemezsiniz...

Kös kös oturup dinlersiniz onu.

En azından dinler gibi yaparsınız.

Kafasına vurula vurula, “Ben demiştim”leri dinleyen insan genellikle yere bakar.

Yere boş boş bakar.

Kafası da boştur o anda...

Yerde takip edecek, oyalanacak bir oyun bulur. Ne bileyim, halının baklavalarını saymaya başlar falan.

Bu yüzden suratında salak bir ifade vardır.

Sanki annesi bir elini duvara bir elini de onun kafasına vurarak “nato kafa, nato mermer” diye onu azarlıyordur. Ne demekse o “nato”...

İyi bir şey olmadığı kesin de...

Genelde konuşmaz.

İçinden nedense, “Oh olsun işte... İyi ki yaptım” gibi manasız intikam ifadeleri geçirir. “Bir daha olsa, bir daha yaparım” tadında...

Gelelim “ben demiştim” insanına...

Ben demiştim insanının konuşanına...

Felakettir bunlar...

Felaket beklerler.

İnsanoğlu bazen o kadar kötü olur ki sırf dediği çıksın diye başkasının başına kötü şeyler gelmesini ister.

Bunu bekler.

Hem de niye?

Sırf dediği çıksın diye...

Ha, dediği çıkmazsa da bozulur. Baykuş gibi bekler. Bekleyen akbaba mıydı yoksa? (National Geographic’çiler iş başına...)

Baykuş gamlı olan, akbaba leş yiyense... O halde bekleyen kimdi?

Cıvıtmayalım...

Bu “ben demiştim insanı”da cıvıtmaz.

Bunların bazısı da pek mağrur olur.

“Ben demiştim demek istemezdim ama...” diye başlarlar.

“İstemiyorsan, deme o zaman. Ne zorluyor seni buna. Sus. İstemezmiş! İstemesen söylemezsin zaten. Benimle oynama... Dümbük! Sanki kendin hiç hata yapmadın” diye düşünürsün ama söyleyemezsin.

Yere bakarsın yine...

Baklava dilimlerine...

Bir de sinsileri vardır.

“Ben demiştim” demez ama daha kötüsünü yapar. Dediği çıktığı an, telefonu açar, “Eee... N’aber?” der.

Ne haber?

“İyi haber. Senin için yani. Dediğin çıktı. Ben de kuş gibi ortada kaldım. İyi mi? Memnun musun?” diyemezsin.

Ne yaparsın?

Yere bakarsın.

Ben demiştim insanının iyisi de vardır. O da şöyle der:

“A salak arkadaşım. Takma kafana... Ne diyeyim ben sana?”

Sonra ne diyeceğini de bulur:

“Next...”

DİĞER YENİ YAZILAR