Kıskanmak veya kıskanılmak... Hangisi daha iyi? Yani seçmek gerekirse...
İkisi de kötü ama çoğunuz gibi ben de kıskanılmayı tercih ederim.
Gururdan falan değil ha, daha kolay diye...
Çünkü nasıl olsa elimde sıkı bir reçete var.
Kıskançları püskürtme reçetesi...
Kaç gündür hepimizin başından geçen kıskançlık hikâyelerini anlatıp durdum.
Peki niye?
Hiç düşündünüz mü bunu?
Bu kız böyle boş boş yazmazdı demediniz mi?
Yaa...
Şimdi size bununla başetmenin tek ve en keskin yolunu anlatacağım.
Kıskanç insanla başetmenin...
Üzgünüm, kıskançlarla ilgili bir reçetem henüz yok.
Çünkü onun mantığı yok.
Neyi, niye, nasıl oldu da kıskandığınızı açıklayamazsınız.
Bir yere oturtamaz, saçmalar durursunuz...
Tabii bir de kafadan kaybetmiş durumdasınız, onun ezikliği yeter...
Yani insan kıskanmaması gerektiğini kendine anlatamaz.
Anlatsa da kafası anlamaz.
Ama...
Diğerlerine...
Kıskançlık edenlere karşı korunmak derseniz...
O var.
Çünkü orada akıl ve mantıkla işi çözebiliriz.
Akıl mantık deyince sakın yanlış anlaşılmasın, öyle oturun konuşun, ona güven verin gibi zırva sapan romantik - arabesk önerilerden bahsetmeyeceğim.
Konuşmaya başladığınız, ona bir şey açıklamaya kalkıştığınız anda kaybedersiniz...
“Aman da kıskandın mı sen” falan diye sevimlilik falan hiç yapmayın, sıçırtkanlaşır.
Çiçek miçek almayı aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Alırsanız bu olay ilişki tarihinizin “Unutulmayan ve hayat boyu başa kakılacaklar” listesinde ilk üçe girer.
Şimdi....
Önce bildiklerimizi ortaya koyalım.
Kıskanan, bunu ödetir.
O çektiği huzursuzluğun intikamını almak isteyecektir.
Kavga, dırdır, kapris, kısas, küsmece, seks yasağı vs....
İşte ben buna engel olmanın yolunu biliyorum.
Çok açık ve net anlatacağım, kusura bakmayın artık...
Şimdi baktınız ki, bu delirmiş...
Dalacak yer arıyor...
Vıdıvıdıya başladı...
Hiiç dinlemeyin.
Ama öyle dinlememezlikten gelmece değil, harbi dinlemeyin. Yoksa tuzağa düşersiniz. Konuşmaya başlarsınız.
O dırlandıkça siz, o anda aklınıza gelen bir şeyi, ne bileyim, “Benim dolmakalemimi gördün mü?” gibi bir laf edin.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi...
Önce biraz duraksar sonra iyice delirir.
İşte o zaman....
O anda...
Gözlerinin içine baka baka ve tabii bağırarak şunları söyleyeceksiniz...
Konu akşam çıkması falansa:
“Bana bak! Ses çıkarmıyorum, alttan alıyorum diye tantana yapma, s... bacağına...”
Yok, eğer birini kıskandıysa:
“Bana bak! Ses çıkarmıyorum, alttan alıyorum diye tantana yapma, senin de onun da s... bacağına.”
O kadar.
O bundan hem tatmin olur hem de korkar.
“Demek ki abarttım” hissi uyanır.
En önemlisi de...
Bu sizi 6 ay götürür.
“Başlattırma kıskançlığından!” diyeceksin...
Haberin Devamı

