Aşkınızın IQ’su kaç?

Haberin Devamı

Bir tarafta aşkın bir nevi delilik durumu olduğu ortaya atılmışken diğer tarafta IQ hesaplamaları yapılıyor...

Yapılsın...

Ama hepsi boş!

Ne olacağı yazılmış! Sen ne yaparsan yap, yazılan neyse o olur.

“Onunla yatacak mısın?” “Ne zaman, nerede yatacaksın?” “İyi mi kötü mü olacak?” Hepsi ama hepsi yazılmış...

Onun için, “Kafana takma” diyeceğim ama biliyorum beni dinlemeyeceksin.

Niye?

Çünkü bu da yazılmış!!!

Tamam, zırvalamayı kesip konuya giriyorum...

Bir test hazırlamışlar...

“Aşkınızın IQ’su kaç?” diye...

Kaçsa kaç? Bana ne?

Ben başka bir şey yapacağım şimdi. Onların sorularına gerçek cevapları vereceğim.

Başlıyorum...

* “Sevgilinize bir sağlık veya aile sorununuzu anlattığınızda, o...”

İçi daralır. Tadı kaçar. Şimdi durup dururken yapmak istemediği lüzumsuz bir sürü sorumluluk almıştır. Yapsa bir türlü, yapmasa başka türlü... Bu yüzden de, üzerine düşen her neyse, yarım yamalak yapar. Hem yarım yamalak hem de suratı asık bir şekilde...

Ha, konu aile sorunuysa, dinlemez. Onu da şuradan anlarsınız; iki gün sonra konuyla ilgili bir şey söylediğinizde, “O kim?” falan der.

* “Yatakta arzularınızı öğrenmeye ne kadar meraklı?”

Yatağa gidene kadar arzuları öğrenmeye çok meraklı da, yatakta...

Yatakta ikiye ayrılırlar. Kendi arzularını sizin arzularınız zannedenler ve zannetmeyenler diye...

Birinci grubun kafası şöyle işler: “Ben onu istiyorum, o da beni istiyor; o halde benim yapmak istediğimi o da istiyordur” Bunlar, sizin konu hakkında pek de bilgili olmadığınız varsayımından yola çıkarlar. Beyan esastır onlar için!!

İkinci grup, zannetmeyenler ise yani, sizin de bir arzunuz olabileceğini varsayar. Arzudan kasıtları ise sizin de tatmin olmanızdır. Yani orgazm olmanızdır. Yani senin istediğin sanki bir tek o. Ve bunu düşündükleri için de kendilerini seks ilahı falan sanırlar. Ortalık niye taklitçi dolu sanıyorsunuz.

Bir de üçüncü grup var aslında... Ama onları anlatmam, şımarırlar. (Şimdi hepiniz kendinizi o gruptan sanıyorsunuz değil mi? Âlemsiniz ha!)

* “Sevgiliniz utandığı yanlarını sizinle paylaşır mı?”

Evet, hem de şirin olduğunu sanarak!

* “Birliktelikten sonra ilk söylediği cümle hangisi?”

Saat kaç oldu yauv?

Aklından ilk geçen budur da kimi söyler, kimi söylemez. Ama bu önemli bir meseledir.

Göz ardı edilmeyecek bir göstergedir.

Söyleyip söylememesi yani...

Adam öncesinde veya sonrasında saatine bakıyorsa ondan bir b.k olmaz.

Saatine bakan adamdan kaçacaksın.

* “Yakın arkadaşınızla paylaşamadığınız sırları birbirinizle paylaşıyor musunuz?”

Şöyle oluyor genellikle; yakın arkadaşımızla ilgili bir sırrı onunla paylaşıyoruz. Sonra da pişman oluyoruz. Çünkü fırsatını bulunca onu öyle bir kullanıyor ki!

DİĞER YENİ YAZILAR