Aşk meşk markaları

Şimdi “aşk markası” diye yeni bir kavram çıktı ya... Bana bu çok mantıklı geliyor. Çok doğru buluyorum

Haberin Devamı

Şimdi “aşk markası” diye yeni bir kavram çıktı ya...

Bana bu çok mantıklı geliyor.

Çok doğru buluyorum.

Marka takıntısından bahsetmiyorum ha, yanlış anlamayın, aşktan söz ediyorum.

Bazı eşyalara âşık olmak lazım.

Hem de ilk bakışta aşk!

Yani ilgi alanın değilse bir musluğa âşık olman gerekmez ki, bazen ona bile âşık olunur; ama saatine, gözlüğüne, kravatına ya da ne bileyim, araba falan...

Onlara âşık olup sonra satın almak gerekir.

Yanlış söyledim; âşık olduğunuzu satın almanız lazım.

Ki, onunla meşk edebilesiniz...

Mesela insanın bluejean’lerine de âşık olması gerekir.

Üzerine uyup uymaması değil anlattığım. Beden numarası, kesim şekli de değil.

Tıpkı bir insana âşık olmak gibi, sana uygun olsun olmasın ki genelde olmaz, sana benzesin benzemesin ki genelde benzemez, başkaları beğensin beğenmesin ki beğenmez, seni rahatsız etsin etmesin ki genelde eder, sana yakışsın veya yakışmasın ki genelde yakışmaz...

Ama ona âşık olmuşsundur artık...

Yapacak bir şey yok.

Onunla meşk etmekten başka tabii...

Bıkana kadar...

Sıkılana kadar...

Kendine uygun olmadığını, sen anlayana kadar... Bıkana kadar dedim ya, bazısından bıkmazsın da...

Atamazsın bir türlü.

Erkeklerde bu daha çok görülür. Bir eşofman altına takarlar kafayı mesela...

Ya da ağzı yüzü

sarkmış bir kazağa...

Attırmaz onu. En kıymetli eşyasıdır. Her gün giymese de onu yerinde görmezse kıyameti koparır.

Cesaret edip atamazsınız.

Onu yok etmenin tek yolu vardır.

Taşınmak.

“Taşınırken yok olmuş”tan başka türlü yok edemezsiniz onu.

Taşınmaya niyetiniz yoksa bırakın onunla yaşasın.

Siz üsteledikçe o, ona daha fazla bağlanır.

Tıpkı başka bir kadın gibi...

Vay be, bunu aşka meşke bağladım ya, bana helal olsun.

Seks kısmını da bulurum da...

Başka sefer artık...

*****

O da değişmemiş...
Geçen hafta Mahsun Kırmızıgül değişmediğini söylüyordu. Şimdi de Berdan Mardini, overlokçuluk günlerinden sonra gelen şöhret ile değişmediğini söylemiş.

Bir de “Değişen oturduğum semt ve elbiselerim” diye de üstelemiş.

Evleneceği kişinin bakire olmasını da istiyormuş.

Üff yaa...

Nedir bu değişmeme merakı?

Değişmeme gururu...

Üstelik bu kadar genç insanlarınki...

Birisi çıkıp onlara,

“Sen değişmedikten sonra elbisen, evin değişmiş, neye yarar?” demiyor mu?

*****

Ankara Paper Moon ucuzmuş
Ankara’da da Paper Moon açıldı ya... Başkentte fiyatlar İstanbul’dakinden daha ucuzmuş. Mesela, İstanbul’da deniz mahsullü risotto 38 YTL iken Ankara’da bu 34 YTL imiş. Mesela, Valtellina Pizza İstanbul’da 34 YTL, Ankara’da 30 YTL imiş. 4 YTL fark var arada.

Tam 4 YTL...

Sağolsunlar Paper Moon’cular...

Ne kadar teşekkür etsek az.

Yani İstanbul’la aynı fiyatı koysalar, ödeyemeyecektik! Sırf bu yüzden oradan çıkmayacağız artık!

DİĞER YENİ YAZILAR