Aşk beynimizi nasıl etkiliyor?

Beyin mi bırakıyor ki? O beyne, beyin de dememek lazım. Hakaret olur. O artık su, tuz ve bazı minerallerden oluşan bıngıl bıngıl bir organdan öteye geçmez

Haberin Devamı

Beyin mi bırakıyor ki? O beyne, beyin de dememek lazım. Hakaret olur. O artık su, tuz ve bazı minerallerden oluşan bıngıl bıngıl bir organdan öteye geçmez.

O andan itibaren yani...

Âşık olduğu andan...

Adamın bakışından anlaşılır zaten.

Bi boş boş bakar.

Bir salaklık yerleşir yüzüne... Ya gereksiz neşeli ya da gereksiz hüzünlüdür.

Neşesi de hüznü de manasızdır. Abartılıdır.

Hiç çekilmez yani...

Daha da kötüsü, sizin onu anlamanızı hatta duygularını paylaşmanızı ister.

Onun kadar sevinmenizi, onun kadar üzülmenizi...

Yapmazsanız, yani öyle gibi görünmezseniz de hainleşirler.

Tenzil-i rütbeye maruz kalırsınız. İyi arkadaşlıktan “Kıskanç” lığa düşersiniz...

“Hadi len! Kıskanılacak neyin var? Hele şu halinle...” diyemezsiniz.

Hangi haliyle?

ÇOK SIKICISIN ÇOK!
Âşık insanın tepkileri farklıdır.

Normal bir söz, sıradan bir jest onun gözünde büyür de büyür.

Sekiz saat aynı şeyi anlatır.

Bir de her defasında “Hı?” diye size sorar. Ne “Hı?” sı dersiniz.

“Sence?” der.

“Bence, bütün bu anlattıkların çok sıkıcı ve boş. Şu lafın arkasından bu kadar yorum yapman ve vakit harcaman da aptallığın daniskası... Sen de çok sıkıcısın” diyemezsiniz.

Bir de kuşkucu olur ki, buna dayanmak daha da zordur.

Mesela, adam telefonda, “Şu anda bir işim var. Akşam geç saatte ben seni ararım” dedi. Amaaan...

Dinle artık senaryoları...

Niye “Ben ararım” demiş de...

Kendisi aramasın diye mi öyle söylemiş de... Neden geç saatte arayacakmış da... “Bir işim var” ne demekmiş de... O işin adı yok muymuş da....

HALININ ÜZERİNDE, ÇATIR ÇATIR...
Üff, ya...

Sonra yine sana dönüp sorar, “Hı?”

Ne “Hı?” sı dersiniz.

“Sence?” der.

“Bence sen kafayı yemişsin. De ki, adam kötü niyetli. De ki, senin şüphelendiğin gibi... Mesela şu anda çatır çatır halının üzerinde... Napıcan?” diyemezsiniz... Bunu diyemediğiniz için bu sefer de tuzaklar kurmaya başlar.

Tuzak sorular hazırlar.

Yani öyle bir soru bulacak ki, adam patır patır dökülecek!

“Hayatım sana bir işim var demiştim ya... O iş değildi. Senin de aklından geçirdiğin gibi halının üzerinde çatır çatır... Yani iş de sayılır aslında... İş yerinden bir kızdı...” diyecek sanki!

O derecede bir soru bulunacak. Dünyada henüz bulunamayan soru, o sırada bulunacak!

Çünkü adam da salaktı!

Tamam, salakları var da, bu kadarı henüz yok.

Şimdilik, “Saçmalama. Öyle olsa telefonu açar mıydım?” safhasındalar...

Şimdi sizi böyle yerler yerler...

Beyninizi... Meşgul ederler.

Tam o sırada telefon çalar.

“Hıh!” der, “O arıyor.”

Hemen bir hışımla açar telefonu,

“Allooo... Meraba aşkım, naabeeer?”

DİĞER YENİ YAZILAR