“Kim” den kastım, tabii ki erkekler... O durumda...
Hani dün bahsediyorduk ya, “asansörde çok hoş bir kadınla karşılaştığında” diye...
Öylesine, genel durumdu dünkü...
Şimdi biraz daha derin analize girelim diyorum ben.
“Hangi tür erkek ne yapar?” diye... Hepsi bir değil ya.
Çirkini var, yakışıklısı var. Cesuru var, korkağı var. Utangacı da var...
Çeşit çeşit bunlar...
Çirkinlerden başlayalım. Onlar daha ataktır. Kaybedecek bir şeyleri olmadığından mı yoksa zaten reddedilmeye alıştıklarından mıdır nedir, bir arsızlık gelmiştir üzerlerine...
Atak dediysem, öyle üzerine atlamaz tabii ki...
Ne yapar?
Yapsa yapsa diker gözünü, bön bön bakar. Hani sen de baksan, ki bunu kollar, sırıtacak falan. Baktı ki o umut yok, taciz eder.
Bacağına bakar, ne bileyim dekolten varsa ona bakar. İnerken bilirsin ki popona bakıyor.
Ha, “Ne var? Güzel kadına herkes bakar, kadınlar da dahil” diyeceksiniz.
Ama bunlar çaktırmadan değil, hiç utanmadan, tacizkâr bakar.
Çirkinler aralarında paralı parasız diye de ikiye ayrılır. Parasızlar, onlar işte biraz daha farklıdır.
Asansörde iki kişi kalmanın onlara faydası yoktur. Kalabalığı tercih eder. Ki taciz etsin. Asansörün kapıları açıldığında oradaki hoş kadını hemen saptar ve sürtünerek arkaya geçme hamlesi yapar. Sonra inerken de yine ona sürtünerek geçer. Bir de “pardon” der.
Artık ne için “pardon” diyorsa...
O anda aklından geçenler için mi? Akşam evde düşünecekleri için mi, bilinmez.
Ama “pardon” der.
Çirkin ve paralı olanlar, cesur ve atak olur. Hemen konuşurlar. Artık asansörün konusu neyse; otel mi, iş yeri mi, ev mi, neresiyse ona göre... “Şuraya mı çıkıyorsunuz?” falan diye...
Ama hani umursamıyormuş da öylesine sormuş gibi...
Çapkınlar romantik olur. Şöyle derin bir nefes çeker. “Ne hoş bir parfüm bu. Mis gibi kokuyor” der.
Hadi bakalım...
Şimdi bu laf, hangi kadının, nasıl hoşuna gitmeyecek?
İşte onlar onun için çapkın zaten.
Utangaçlar hemen kızarır. Hele hele asansörde birden fazla kadın varsa artık ölse daha iyidir. Onunla dalga geçtikleri fikrine falan kapılır. Ha, “Niye?” derseniz, onu ben de bilmiyorum.
Gelelim yakışıklılara...
Şimdi herkes asansörde bir şey olacaksa ancak onlarla olacağı fikrinde değil mi?
Yakışır.
Hayır.
Hiçbir bk yiyemezler.
Kibirlerinden...
Hatta ben onların başka alanlarda(!) da iyi olmadıklarından şüphelenirim hep.
Aynı şüphem güzel kadınlar için de geçerlidir.
Onlar hep aynaya bakar gibi yaşar. Ya da kendilerini yansıtan her yüzeye...
Orada da öyledirler. Yatakta...
Derin şüphem bu yöndedir.
Bunun daha da kötüsü, kendisini yakışıklı veya güzel sananlardır. O zaman trajik bir sonuç çıkar ortaya...
Hem güzel değil, hem de iyi(!) değil.
Aman boşverin.
Zaten asansöre bineceksin de, çok hoş bir kadın olacak da...
Nerede sizde o şans!
Asansörde kim, ne yapar?
Haberin Devamı

