Haberin Devamı
OTE’den sonra sıra OTK’de...
Ortalama Türk Kadını’nda...
Yanlış anlaşılmasın, AKP’nin OTK’sinden bahsedeceğim...
Gerçi DMMF(Dengir Mir Mehmet Fırat, AKP Genel Başkan Yardımcısı) onları gayet güzel anlattı, yürekten katılıyorum ama...
“AKP’li kadınlar feminist ideolojinin kölesi olmadı, olmayacak” diyerekten...
Tek tek basaraktan...
Pırlantalı yüzükleri takaraktan...
Gümüş ağızlıkla sigara tüttürerekten...
Altın kol düğmelerini sıyırtaraktan...
Ayakkabılarını sayaraktan...
Sahi bu fikrine Alman eşi ne diyor acaba?
Onu bilemeyiz...
Ama AKP’nin OTK’sinin kim olduğuna bakabiliriz...
AKP’nin “Ortalama Türk Kadını”na...
Mesela Yeni Şafak yazarı Ayşe Böhürler.
Bu ara, Katar’dan bildiriyor...
Araştırmacı gazeteci-yazar, muhafazakâr feminist(!) olaraktan...
Katarlı kadınların özgürlük arayışlarını, iş hayatına girme çabalarını anlatıyor.
Sayıları artan iş kadınları “artık tek başına otomobil kullanabiliyor” diye sevinerekten...
Harem-selamlık üniversitelere erkek hoca gelirken, “Erkek geliyor” anonsu yapıldığından bahsediyor.
Önemli bir iş kadının, “Her şey daha çok yeni, kadınlar hakları ile mücadele etmeye yeni başlıyor” dediğini yazıyor.
Özenerekten...
Onların haklarının, özgürlüklerinin savaşına başladığını ballandıra ballandıra anlatırken kendisinin var olan haklarını geri vermeye çalıştığını görmeyerekten...
Anlamayaraktan...
Kapalı, sınırlı, erkek iznine bağlı bir özgürlüğün, özgürlük olacağını sayaraktan...
Sanaraktan...
Aynı gazetenin başka bir yazarı, Fatma K. Barbarosoğlu, “Çok eşliliği entelektüel olarak tartışmak ya da tartışamamak” diye bir yazı kaleme alıyor.
“Günümüzde çok eşliliği entelektüel bağlamda tartışma imkânına sahip değiliz” diyerekten.
Çok eşliliği tartışmamızı istiyor...
80 küsur yıl öncesine gitmemizi...
Hem de bir kadın...
OTK!
Bu meselenin 1926’da yani bundan 82 yıl önce medeni kanunla halledildiğini unutaraktan...
Bu kanunla ailede kadın-erkek eşitliğinin sağlandığını, evlilikte resmi nikâh zorunluluğunun, tek eşle evlilik esasının getirildiğini... Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındığını, mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildiğini almaza yataraktan...
Başka?
Bir de milletvekilleri var. AKP’li kadın milletvekilleri...
Hani yeni Sosyal Güvenlik Yasası’nda kadınların hakları giderken gıkları çıkmayanlar...
Kürsüden kaçaraktan...
Tek kelime dahi edemeyen OTK’ler...
Bu arada...
Otellerin arka kapılarına bırakılan, lokantaların arka masalarına atılan milletvekili eşlerini de unutmadık!
Onları da hatırlayaraktan;
Ve bu yüzden DMMF’ye yürekten katılıyorum; ama tırnak içinde bir kelime ekleyerek:
“AKP’li kadınlar feminist ideolojinin kölesi “bile” olmadı, olmayacak.”

