İtiraf edeyim, şaşırdım... Ben, ailesiyle yaşayan erkeklerin bu kadar fazla olduğunu tahmin etmemiştim. Daha dar bir grup olduklarını sanıyordum.
Meğer...
Ohooo...
Çoklarmış.
Bir de öyle mutlu görünüyorlar ki!
Açık açık yazmışlar, hiç utanmıyorlar yani...
Ben utandım yaa... Utandım mı, üzüldüm mü ne? Bir şey oldum yani...
Biri şöyle demiş:
“Yazıda belirtilen erkek tipine tamamen uyuyorum. Bizler, yarar-zarar dengesi yapacağız tabii ki. Hangisi işimize geliyorsa onu uygulayacağız.”
Yarar, zarar derken?
Arkadaş bankacı herhalde...
Kod adı da, George Harrison!
Ama böyle corc olunmuyor yani... Kod adı bile olmaz ya, hadi sen yaptın oldu...
Bir başkası da bakın ne diyor,
“Bilmeden bizim gibi biriyle çıksan da, baba evinde yaşasak da, bizi çok çeken bayanı otele götürebiliriz. Çıktığımız bayana değer verirsek onu mutlu etmek için alternatifler buluruz:)”
Alternatif derken?
Ne yani? Değer vermiyorsan otele, veriyorsan nereye? Bi anlat Allahaşkına, nereye?
Kötü kızlar otele, iyi kızlar nereye?
Ha, boşanınca baba evine dönenler gibi bir felaket de var başımızda ki onları ayrıca anlatayım...
Şimdilik, “Oha!” diyerek kınayalım.
“OYMAK” DERKEN?
Şimdiii...
Bu mail’i cümle cümle incelemek istiyorum.
“Valla ben 32 yaşındayım ve ailemle yaşıyorum. Daha önce 5 sene yalnız oturdum. inanın cinsel yaşamım şimdi çok daha hareketli.”
Hareketli derken?
Niye? Komşunun kızına mı takılıyon?
Tabii pohpohlanıp pohpohlanıp, yiyip içip atıyorsun kendini dışarı; adrenalin tavanda, libido beslenmiş...
“Mesele ütü, yemek veya seks değil. İnsan gerçek ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istiyor.”
Gerçek aile derken?
Margarin reklamlarındaki gibi mi? Sanki bizimki kötü aile... Biz de üvey babadan kaçıyoruz!
“Siz değil misiniz ki aşkın aslında olmayan bir şey olduğunu söyleyen, duygusallığın altını oyan!”
Oymak derken?
Asla! Hayatımda, “Aşk yok, duygusallığa da sana da..” türünde bir şey söylediysem ne olayım?
Ne olayım?
Âşık olayım mesela...
Duygusal âşık!
Romantik yazılara başlayayım da, görürsünüz siz o zaman!
“Sevgi bir ırmak gibidir, akaar, akaaar, akar” diye, manalı...
“O halde o değersiz, seks düşkünü, erkeği kullanmaya programlanmış, yalancı, entrikacı ’dişi’dediğimiz varlıklar için ailemi niye terk edeyim? Yani onların konforu için.”
Dişi derken?
Dişi bir panterin karşında savunmasız narin bir ceylan gibi gördüm seni...
Yemezler merak etme!
En fazla bir iki pençe darbesi alırsın. E, o da olmasa ormanın tadı mı kalır?
Bir de, annenin evinde nereye kadar kaçacaksın?
Kaçma, gel valla bir şey yapmayacağız!
“İsteyenler için ailemle oturduğum evde, arabamda ve ofisimde hizmet vermeye devam ediyorum...”
Hizmet derken?
“Ailemle oturuyorum” derken?
Haberin Devamı

