Artık herkes romantizmin bittiğinde hemfikir de, zamanı konusunda tartışmalar var...
Kimi 5, kimi 3 yıl diyor,
kimi de 2...
Yavaş yavaş aradaki fark kapanıyor ve dikkat ederseniz bu süre hızla geri çekiliyor...
Aşkın bitiş tarihi yakınlaştıkça bu sefer de uzatma taktikleri birbiriyle yarışmaya başlıyor...
Gerçi henüz, “baş başa akşam yemeği yiyin” gibi abuk sabuk yöntemleri de aşamadılar ama...
Nasıl bir yemekse bu vazgeçemediler birdenbire kaybolan aşk yerine geliverecek!
Oldu!
Yemeğin yanında bir de kışkırtıcı iç çamaşırları falan önerirler ya, kâbus gibi...
Adam mecburen yapacak artık!
Oysa ben biliyorum bunun yolunu...
Aşkı uzatmanın...
Ama söylemem. Türkiye henüz buna hazır değil. Vardır ya böyle laflar, “bir konuşsam Türkiye sarsılır” falan. Bu da onun yeni versiyonu... Ne sarsılacak? Kendisi dünyanın merkezi ya!
Şimdi de bu: Türkiye buna hazır değil! E, sen nasıl hazırsın o zaman? Ulu şahsiyet sen nerede yaşıyorsun?
Neyse, biz aşk meşk meselelerine dönelim...
Son iddia, okumuşsunuzdur, “Romantizm süresi 2 yıl,
6 ay, 25 gün, 6 saat” olarak hesaplanmış.
Ben hemen durumu tespit ettim.
Bir çırpıda...
2 yılda ne oluyor, 6 ayda ne, 25 gün ve 6 saatte neler olduğunu saptadım.
İlk 2 yılı biliyorsunuz zaten her şeyin şirinlik olarak algılandığı dönem.
Uyanıp adama bakarsın, saçı başı bir tarafta, ağzının kenarından salyalar akıyor, üzerinde eski bir tişört, ama ne?
“Ayyy çok tatlııı...”
Veya kadın bir türlü yemek yapamıyor, dudağını büküp “Ama çok uğraştıııım...” diyor, ama ne?
“Çok şiriiin...”
Sonraki 6 ay erkeğin artık yavaş yavaş güzel yemek yemek istediği, kadının tüm sorumluluğu üstlenmekten sıkılmaya başladığı dönem.
Ve artık sevişmenin de eski tadı yok. Ne zaman istesen yapıyorsun ya...
Ha, daha da önemlisi, iki tarafın da artık eski arkadaşlarını, eski günlerini, gecelerini özlemeye başladığı dönemdir bu.
25 gün ise “Akşam kız kıza/erkek erkeğe çıkacağız” ayaklarının başlamasına rastlar...
Gelelim 6 saate...
Selahattin Duman geçen gün bu konu üzerine yazarken, “Hepsini anladık da, o 6 saat ne?” diye sormuştu.
Şimdi ben size sorunun cevabını vereceğim.
O 6. saate öyle kolay kolay gelinmez.
Akşam çıkmalar başlamıştı ya...
2 sene 6 ay ve 24. günün akşamı eve geldiğinde...
Yatağa girdiğinde...
Boşanmayı hayal etmeye başlar..
Peki 25. gün?
Hayır, hiç alakası yok, boşanmaya falan karar vermez. Hatta tam tersine, boşanmaktan korkar. İşte bu yüzden 25. gün önemlidir.
O günün akşamı yine hayal kurar ama bu sefer farklıdır. Onun öldüğünün hayalidir bu.
Tam 2 yıl 6 ay 25 günün 6’ıncı saatinde olur bu.
2 yıl 6 ay 25 gün 6 saat 1 dakika sonra ise...
“Ayyy! Allah korusun” denir.
Ve hayat devam eder...
E, ama artık bu saatten sonra da romantik momantik olunmaz tabii...
6. saatin sırrı
Haberin Devamı

