6’ncı his dediğin nedir ki? Asıl 7’nciye bak!

Haberin Devamı

Bilim adamları, çiftler arasında altıncı hissin gerçekten var olduğunu ortaya koymuş.

5 hissi kaybedince altıncıya dadandılar demek ki!

Yalan mı?

Değil.

Görme, duyma, koklama, tad alma ve dokunma...

Hangisi var onlarda?

Hiçbiri...

E, kaldı geriye altıncı his...

Tabii belli bir yıldan sonra...

Bilim adamları beş yıl çiftlerin birbiriyle nasıl ilişki kurduğunu incelemiş. Buna göre aşık çiftlerin sinir sistemleri birbiriyle uyum içinde çalışıyormuş.

Aynı anda birbirlerine sinir oluyorlar demek ki!!

E, tabii...

Zira daha önce yani 5 yıldan önce biri sinir olduğunda ötekinin bundan haberi olmayabilir.

Yani aynı anda sinir olunmaya da kolay gelinmiyor....

Önce biri...

Sonra diğeri....

Ve nihayet “aynı anda!”

Sinir olmaktan bahsediyoruz hala!! Şaşırmayalım...

Zaten evlilik ya da uzun süreli beraberliklerde şu ‘aynı anda’ sendromu da olmasa daha zevkli hale gelecek ama...

Neyse konumuza dönelim...

Uzmanlar diyor ki,

“Ve çiftler konuşmadan da anlaşabiliyorlar”

Konuşmadıklarını biliyorduk da, bu arada anlaştıklarından haberimiz yoktu.

İşte bu anlaşmaya da altıncı his diyorlar...

Ben size bu altıncı hissin ne olduğunu söyleyeyim mi?

Korku...

Çiftlerin altıncı hissi, korkudan başka bir duygu değildir...

İlk beş yıl, 5 hissi yaşayabilirler...

6. yıldan sonra 6. his mecburen ortaya çıkar.

Yani 6. yılda “Ne yaparsam bu benim ağzıma sıçrar?” artık çok iyi öğrenilmiştir. Herhangi bir şey için açıklama yapmaya, yalvarmaya, izin almaya, dil dökmeye falan gerek yoktur.

Mesela arkadaşlarıyla tatile gitmek istiyor...

Heh heh hee...

Sıkıysa söylesin.

İşte 6. hissi burada devreye girer. Yemez!

Mesela eşsiz iş yemeğine gidilmiş; yemekten sonra geceye devam edilecek, o gelemez.

Neden?

Çünkü altıncı his!

Böyle say say bitmez.

Asıl bir de yedinci his var.

Yakında bilim adamları bunu da bulurlar. Ben biraz anlatmaya çalışayım...

Altıncı histen sonraki evre...

Yedinci his, 10-15. yıldan sonra devreye giriyor.

Buna ‘öğrenilmiş çaresizlik’ de diyebiliriz.

Bunu uzun uzun anlatmam lazım aslında... Ama şimdilik şöyle özetleyeyim:

Ağzının suları aka aka bekarların hayatına bakmak ama hiçbir şey yapamamak...

Bekarların ya da bekar gibi yaşayanların...

Ama yapamamaktan dolayı da artık üzülmemek...

Yani artık üzülme, çıkar yol, çare arama safhası bitmiş, başka boyuta geçmiş.

Kendisinin yapamayacağını, kendi kendine öğrenmiş işte!

Adı üstünde, öğrenilmiş çaresizlik!

Yedinci his...

DİĞER YENİ YAZILAR