40+ yaş huysuzluğu

40'ından sonra insanlarda bir huysuzluk başlıyor. Dikkat edin, bir lokantada, bir mağazada ya da herhangi bir yerde sorun çıkaranlar hep bu yaşlardakilerdir

Haberin Devamı

Evet, evet...

40'ından sonra insanlarda bir huysuzluk başlıyor.

Dikkat edin, bir lokantada, bir mağazada ya da herhangi bir yerde sorun çıkaranlar hep bu yaşlardakilerdir.

Garsonla ya da tezgahtarla çen çen kavga edenlerde...

Gelen yemeği beğenmeyenler, servisi iyi bulmayanlarda...

Hep 40+'lar...

Daha doğrusu gördüğü yanlışları insanların yüzüne vurma yaşı da diyebiliriz buna.

Yani insanın üzerine bir hayat arsızlığı geliyor.

Ayrıca o yaşlarda para gelmeye başladığı için onun yarattığı şımarıklık ve kendine güveni de unutmamak lazım.

"O da işini yapsın ama... Ben enayi miyim?" dönemi.

Bu insanların ortak özelliği çok soru sormalarıdır. Bir de hep iğneleyici konuşurlar. Ses tonlan ve vurguları da azarlar gibidir.

Yıllarca korktukları, çekindikleri garsonlardan adeta intikam alırlar.

Gerginlerdir yani...

Olaylar şöyle gelişir:

Bir lokantaya gidilir; önce masanın üzerindeki eksiklikler göze batar. Garson gelince önce bunlar ikaz edilir.

Sonra menüden seçilen yemek sorgulanır.

"Nasıl yapıyorsunuz bunu?" Çok biliyor ya, detaylara iner:

"Tereyağında çeviriyorsunuz di mi?"

Vurucu darbeler servis sırasında gelir. Allah'ım, garsonun en ufak bir ihmali gözden kaçmaz.

Sanki yemeğe değil, ombudsmanlık yapmaya geldi.

Bu yaştakiler Tüketici Hakları'nı da iyi bilirler.

"Bu pantolonu geri almak zorundasınız.

Bir yıkamada çekti kardeşim. Şikayet ederim" çiler de onlardır.

40'in ortalarını geçince biraz agresiflik başlar. İyice rahatlamışlardır artık.

Şöyle bir örnek vereyim; bir arkadaşım oturduğu masada kül tablası yoksa artık eskisi gibi kavga çıkarmaya son vermiş. Sigarasını direkt yere silkiyor.

Aslında iyi bir taktik.

Değil mi?

Bu yüzden 40+'lar şelf servislerden hiç hoşlanmazlar. Çünkü ne dalacak biri vardır, ne kapris yapacak...

Niye gitsinler ki oraya?

Genç işidir oralar...

Oysa 40+'lar...

Huysuz olurlar, huysuz...

Gülşen'in yeni okuma kitabı
Bilin bakalım Gülşen'in yeni okuma kitabı kim?

Gülsen Hanım da çok okuyor. Sonunda hatim indirecek.

Ama ne tür kitaplardan hoşlandığını tam anlayamadım.

Birkaç seçenek çıkardım ama...
a- Duygusal-macera,
b- Trajikomik-macera
c- Romantik- macera
d- Erotik macera (konulu...)

Eniştede tuhaflık var
İşte beklenen an geldi...

Hülya Avşar birini buldu.

Ama bizim içimize pek sinmedi.

Yani anlamadık ne iş yapıyor, ne yapmıyor? Evli mi, değil mi? Boşanmış mı? Ne?

Cavalli'nin arkadaşıymış. Nereden bildik?

Ben işinin tam adı bulunmayan adamlardan korkanm. Manejer mi, iş adamı mı? Nedir yani?

İsmi güzel ama...

Tam ünlü sevgilisi ismi. Kolay okunur, akılda kalır...

Ama şöyle bir araştırma yaptık da hakında pek iyi referanslar almadık. Bizimki 40 yaş dedikodusu işte...

Yok, yok... Düşündük de...

Enişte pek itimat telkin etmiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR