Sosyal demokratların kader kurultayı...

29 Ocak günü yapılacak olan CHP'nin olağanüstü kurultayında bu partinin delegeleri sadece Deniz Baykal veya Mustafa Sarıgül için değil, hatta CHP için de değil, sosyal demokrat hareket açısından tarihi bir karar verecekler. CHP'nin ve sosyal demokrat hareketin kaderini belirleyecekler

Haberin Devamı

29 Ocak günü yapılacak olan CHP'nin olağanüstü kurultayında bu partinin delegeleri sadece Deniz Baykal veya Mustafa Sarıgül için değil, hatta CHP için de değil, sosyal demokrat hareket açısından tarihi bir karar verecekler. CHP'nin ve sosyal demokrat hareketin kaderini belirleyecekler.

* CHP'nin yıllardan beri kırılamayan bir açmazı var: İç kavgasını bitiremeyen bir parti CHP; kendi içinde sürekli kavga eden, kan kaybeden, kendi iç sorunlarını, iç hesaplaşmasını tamamlayamayan bir yapı görünümünde. Genel Başkan Deniz Baykal dahil herkesin kabul ettiği ve sürdürülemez olarak gördüğü bu durumu değiştirebilmek için son yıllarda sayısız kurultay yaptı CHP ama sonuç değişmedi.

* Belki de sorunun köküne inilemedi, küçük hesapları görmek tarafların daha çok işine geldiği için asıl sorun hep görmezden gelindi...

Tıpkı 2004 yılı 28 Mart yerel seçimleri öncesindeki aday belirlemeleri ve ardından alınan seçim başarısızlığının tartışılması sırasında yaşananlar gibi. 28 Mart seçimlerinin ardından çıkan iç karışıklık üzerine olağanüstü kurultay bile topladı CHP ama hiçbir zaman başarısızlığını gerçekçi biçimde analiz edip tartışamadı. O nedenle de o kurultayda aldığı güvenoyuna rağmen Genel Başkan Deniz Baykal hep parti içi tartışma gündeminin birinci maddesi olarak kaldı.

Tabii bu arada çok tatsız gelişmeler yaşandı parti içinde. Yıllarını sosyal demokrat harekete adamış kadrolar genel merkez yönetiminin talimatıyla yargısız infaza tabi tutuldu, ihraç edildi. İhraç edilenlerin çoğu da mahkeme kararıyla geri döndü.

* Pek çok skandal yaşandı CHP'de ve son olarak da Sarıgül olayı... CHP Genel Merkezi, sırf Genel Başkan'a muhalefet ediyor; il il Türkiye'yi dolaşıp genel başkanlığa hazırlanıyor, Deniz Baykal'ın koltuğuna göz dikti diye en yüksek oyla seçim kazanan belediye başkanını "rüşvetçi" ilan etmekte beis görmedi.

Bununla da yıldıramadıkları Sarıgül'ü partiden ihraç etmek için harekete geçtiler. Yüksek Disiplin Kurulu istenilen ihraç kararını vermeyince de kurul üyeleri rüşvetçi ilan edildi.

İç savaş bitecek mi
CHP'de iç mücadelelerde rakip partilerin yıpratma amaçlı olarak bile kullanmaya cesaret edemeyeceği yöntemler kullanılıyor, adeta CHP intihar ediyor.

Sorun şimdi yeniden olağanüstü kurultaya taşınıyor. Acaba bu kurultay Baykal'ın Sarıgül ile hesaplaşma platformu mu olacak?

Eğer öyle olursa CHP'nin durumu daha da vahim noktalara gidebilir. Bugüne kadar önemli bir seçim başarısı olmasa da CHP'de girdiği bütün kurultay yarışlarını genellikle kazanan Baykal ve ekibi belki bu kurultayda da Sarıgül ve ekibine karşı kazanabilir. Ama CHP ne kazanır?

Hiç...

Aksine, çok şey kaybeder. Bu tehlikeyi gören CHP'liler, "Eğer böyle bir şey olursa bu bizim son kurultayımız olur" demeye başladılar.

Onun için de olağanüstü kurultayı Baykal-Sarıgül hesaplaşması zemininin dışına çekip partinin geleceğini kurtarma kurultayına çevirmeye dönük bazı girişimler yapılıyor. Baykal ve ekibine karşı geniş bir cephe oluşturma gayretleri var. Bu proje, "CHP'deki, şu veya bu nedenle CHP dışında kalmış sosyal demokratları biraraya getirecek geniş bir uzlaşma zemini üzerinde yeni bir kadro hareketi; hem parti içinde hem ülke kamuoyunda saygınlığı olan yıpranmamış bir isim etrafında birleşme" diye özetleniyor...

Bu proje gerçekleştirilebilir mi gerçekleştirilemez mi şimdiden kestirmek güç. Fakat eğer gerçekleştirilemezse CHP'nin sonu belirsiz bir yola girebileceği, yaşanan iç savaşın kaçınılmaz biçimde yeni bölünmelere, yeni arayışlara kayacağı anlaşılıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR