Her duruşma günü mahkemeye tertemiz ve güler yüzlü bir şekilde gelen Leyla Zana ya 10 yıllık hapis cezası yetmiş olmalı gibi geliyor bana. Ne yaptı bu hanım? "Meclis'te milletvekili yeminini, Türkçenin yanında Kürtçe okudu." Bunun dışında bir durum var mı? Varsa ben bilmiyorum.
Kürt asıllı Türk vatandaşı anne ve babalar, yeni doğmuş bebeklerini, doğdukları günden itibaren Kürt lisanında sevip okşayıp büyütürlerse bu yavrunun Türkçe öğrenmesini kim üstlenir? Öğretmenler üstlenir! Ben Güneydoğu'da öğrenci yetiştirip mezun etmiş kaç öğretmen tanıyorum, bana "Biliyor musunuz Ayşe Hanım, hiç Türkçe öğretemedim. Karnelerini de iyi olarak yazıp mezun ettim. Lisan öğretmek başka bir branş. Ben Türkçe bilen çocuklara öğretmenlik yapabilirim ancak" demişlerdir.
Zana ve diğer milletvekillerinin yaptıklarının hata olduğunu kabul ediyorum. Örneğin hiçbir çağdaş ülke siyasisi, benzer yemini, "İngilizce bilmeyenler de anlasın" diye hükümet çatısı altında başka lisanda okuyamaz. Peki böyle bir hataya 1 yıl hapis yetmez mi? 5 yıl? 10 yıl? Bu davanın devam etmesi gerekiyorsa, tutuksuz yapılmasının çok insanca olacağı kanaatindeyim. Mantığım ve muhakemem bana bunu gösteriyor.
Özdemir Sabancı'yı vuran Fehriye Erdal'ı bize neden iade etmiyorsunuz diye soruyorum. Bu garip hendeseli dünyada onlar da bana uyduruk kaydırık cevap vermeye çalışıyorlar. Biz onlar gibi olmayalım istiyorum. Biz farklı olalım ve onları şaşırtarak çifte standartlarıyla baş başa bırakalım istiyorum. Ben, Zana ve benzer suç işlemişlerin tutuksuz yargılanmalarını istiyorum.
Kamu personeli özel sektöre kaçıyormuş!
Ben bu şarkıyı daha önce duymuştum. 1970'li yıllara geri dönersek, hükümet yetkililerinin aynı şikâyetten mustarip olduklarını çok iyi hatırlıyorum. Hatta vaktiyle bir turizm bakanımızla görüşürken bana şöyle bir şikâyette bulunmuştu:
"Ayşe Hanım, müsteşarımın altındaki personelimizden hiçbirisi daha uçağa binip, yurt dışına çıkmamış bile. Lisan bilen yok. Bu maaşlara, donanımlı eleman bulamıyorum. Bu maaşa çalışacak bir bürokratın çok idealist olması gerekir. O da bizde yok."
Turgut Özal dönemiyle başlayan devreyle bugün arasında hiç böyle şikâyetler duymamıştık. Bu hükümetin iktidara gelmesiyle değişen bir şey mi var? Özellikle, "Maliye Bakanlığı'ndan kaçışlar" neyi ifade eder? Malum, bu arkadaşlar mali yasaları enine boyuna fazlasına eksikliklerine kadar her açıdan çok iyi bilirler. Şimdi özel sektöre sıçramaları manidar mı, değil mi? Değişen nedir?
Tuğba Karademir'e başarılar diliyorum
TRT 3'ün Macaristan'ın Başkenti Budapeşte'den naklen yayınladığı Avrupa Astistik Buz Pateni Şampiyonasında ülkemizi temsil eden kızımız Tuğba Karademir de var. 31 bayan sporcuyla yarışacak olan Tuğba, bugün TSİ 13.54'te başlayacak Bayanlar Kısa Programda, yarın ise 14.05'teki Bayanlar Serbest Programda yarışacak. Ben bu yarışmayı çok önemsiyorum. Mümkün olsa Budapeşte'ye gider tribünde bayrağımızı sallardım. Tuğba kızımızı herkes izlesin istiyorum. Ülkemizi başarıyla temsil edeceğine inandığım Tuğba Karademir'e başarılar diliyorum.
Okuyucu mektubu
Kapanan bankalara borç nasıl ödenir?
■ BDDK kararlarıyla kapanan bankalara (örneğin Egebank'ın) borcumuzu nereye ödeyebiliriz? Taksitlendirmeye girmedik. Kimse bu konuda bir açıklama yapmıyor. (Hanife Kalkandelen)
* Hanife Hanım'ı yanlış anlamamışsam, BDDK'nın el koyduğu bankaların birisinden kredi veya borç almış kişi ve kurumların bu borçlarını ödemek için nereye başvurmaları gerektiğini soruyor. Eğer ben sizin yerinizde olsaydım BDDK'ya müracaat eder, "Bize ait şu kadar borcu geri ödüyoruz. Vatandaşın üzerine yüklenen borçtan bu miktarı düşünüz" derdim. Bu konuda bir açıklama gelirse sizi haberdar edeceğiz.
Zana ve arkadaşları tutuksuz olarak yagılanamaz mı?
Her duruşma günü mahkemeye tertemiz ve güler yüzlü bir şekilde gelen Leyla Zana ya 10 yıllık hapis cezası yetmiş olmalı gibi geliyor bana
Haberin Devamı

