Yazıklar olsun sizin 'kamera şakası' anlayışınıza

Çoğunuz televizyondan izlemişsinizdir. Ben bir "haber" olarak izledim bu "kamera şakası" olayını ve tüylerim diken diken oldu. Olayı biliyorsunuzdur. Bir şarkıcı arkadaşımız, dostlarıyla yemek yerken yüzleri maskeli, ellerinde tabancalarla bir çete, restoranı basıyor

Haberin Devamı

Çoğunuz televizyondan izlemişsinizdir. Ben bir "haber" olarak izledim bu "kamera şakası" olayını ve tüylerim diken diken oldu. Olayı biliyorsunuzdur. Bir şarkıcı arkadaşımız, dostlarıyla yemek yerken yüzleri maskeli, ellerinde tabancalarla bir çete, restoranı basıyor. Bir kadın ciyak ciyak bağıradursun (!) tabancalar patlıyor. "Durun! Yoksa bilmem ne..." talimatlarıyla bu şarkıcı kaçırılıyor. Sözüm ona etraftaki kameramanlara tehditler savruluyor.

Şarkıcı gözleri bağlanıp helikoptere bindiriliyor. Sonra da adama, "Seni aşağıya atacağız. Önündeki şu ipi çek de paraşütün açılsın" diyorlar. Bu esnada helikopterin motor sesi dehşet verici! Aşağıya atlayan adamın, düşüp ayağını kırması işten bile değil. Allah'tan iki ayağı üzerine düşüyor.

Kardeşim siz buna mı kamera şakası diyorsunuz? O küçük hatta minnacıcık aklınızla komik bir iş mi yaptığınızı sanıyorsunuz? "Bunu gören herkes gülecektir" düşüncesine mi saplanıyorsunuz? Haydi sizler basit ve küçük saçmalıklarla halkı güldürebileceğiniz hatasına düştünüz, sizin kanal sahibiniz, yayın yönetmeniniz bu saçma sapan çekimi halka izletmeyi durdurmayı neden düşünmüyor?

Kamera şakası programları ilk olarak ABD televizyon yapımcılan tarafından düşünülmüş, sonra uygar ülkeler tarafından kopya edilmiş özgün bir yaratıcılığın eseri çalışmalardır. Bunların birçok örneklerini de bizim kanallarımızda defalarca seyretmişizdir. Hepsi ama hepsi sempatik senaryolar içerir. Ya yere düşmüş görünen bir doları almaya çalışan insanlardan görünmeyen iplikle uzağa çekilen bir para esprisi yapılmıştır ya da elindeki torbalan yere düşürüp gelip geçenin toplamasını isteyen hoş bir genç bayan. Daha birçok sempatik espri, uygar insanların hazırladığı kamera şakalarına konu olmuştur.

Ama hiçbirisi, mafya çetelerinin bir yeri basıp, birini kaçırmayı, gözünü bağlayıp helikopterden aşağıya atmayı düşünmemiştir. Neden? Çünkü böyle salak ve manasız bir senaryoya hiç kimse gülmez! Olayı bu kulvara oturtmaya kalkışırsanız, bunun sonu gelmez. Nasıl yani? Peki! Gelin bir tane daha hazırlayın. Hani rahmetli Üzeyir Garih'in yaşadığı bir bıçaklama olayı vardı? Haydi gelin kamera şakası yapacağınız kişinin gözlerini bağlayıp kulağına da o senaryoyu hatırlatarak merdivenlerden çıkartın. İyice korkutun. Elinizdeki bıçağı kulağına, boynuna sürüp durun.

Bu senaryoyu hazırlayıp çekenlerin basitliği, yaratıcılıktan uzaklığı ve korkunçluğu tüylerimizi ürpertiyor. Buyrun işte! "Barbar Türklerin" kamera şakası senaryosu diye bizleri dünya aleme rezil ediyor.

Bu ülkede bir Allah'ın kulu da "DUR" diyemeyecek mi bu saçmalığa? Çocuklarımız okullarda, mahalle aralarında birbirlerine saldırıp dövüşmekten, çetelere üye olmaktan başka hangi kulvara sürüklenir bu durumda?

Neyi bekliyoruz? Sonradan kimse gelip bana neticeden şikâyetçi olmasın. Bıktım bu "kör kör parmağım gözüne" yaklaşımımızdan! Aklımızı başımıza ne zaman alabileceğiz?

Okuyucu mektubu
Otobüs duraklarında perişan oluyoruz
* Sarıyer-Taksim ve Eminönü hattında gündüz otobüs seferleri yeterli olmakla beraber akşam saat 20.00'den sonra seyrekleşiyor. Bizler de duraklarda her akşam en az 45 dakika otobüsü beklemek zorunda kalıyoruz. Sanırım yetkililer, yeni otobüsler satın alıp hizmete sokmak yerine mevcut hatlardaki otobüsleri yeni oluşan bölgelere kaydırıyorlar. Duraklarda perişan olmaktan ne zaman kurtulacağız? (Kenan K.)

* Mesajınızda da belirttiğinize göre siz bu hattı 20 yıldır kullanıyormuşsunuz. Eskiden en fazla 15 dakikada bir geçen otobüslerle evlerinize gittiğinizi ama artık beklemekten ayaklarınıza kara sular indiğini belirtiyorsunuz. Bence İETT yeni otobüsler için henüz bir bütçe ayırmamış. Sarıyer-Beşiktaş arasında o saatlerde yoğun bir yolcu yığılması olduğunu biliyorum. İETT'den bir açıklama geleceğini umuyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR