Kahvede çiftçi arkadaşlarla konuşuyoruz. Gökyüzündeki binbir yıldıza dikiyoruz gözlerimizi ve düşünüyoruz düşünüyoruz ancak huzur bulamıyoruz.
Devlet içinde belli bir hedef adına halkı soymak için birleşip komplo kurmuş ve bu oyunu sonuna kadar soğukkanlılıkla oynamış bu kişilere ne yapılabilinir? Ne kadar fütursuzlar, ne kadar soğukkanlı? Hiçbir şey yokmuş gibi hiçbir madrabazlık yapmamışlar gibi yıllardır seçimlere katılmaya devam ettiler. Kalabalıklarda podyumlara çıkıp yalan sözlerle halkı uyutup tekrar seçilmeyi istediler.
Çünkü alışmışlardı. Bu alışkanlık eroin gibi alkol gibi tutku halinde kanlarına, ciğerlerine, beyinlerine nüfus etmiş, "daha... daha..." diye zonkluyordu. Oysa hepsi çuvallarını yedi sülalelerine yetecek kadar doldurmuşlardı. Ama alışkanlık işte.
Bir de korkuyorlar. Durumlan ortaya çıkaracak idarenin gelmesinden korkuyorlar. İşleri görülsün diye yıllardır yerleştirdikleri bürokratların ortaya çıkmasından çekiniyorlar.
Ya konuşurlarsa? Ya anlatırlarsa? Yok yok! Onlar da sebeplendiği için yapmazlar.
Ama Allah aldı onları evirdi çevirdi ve halkın önüne dikmeye başladı. Ne merak ediyorum biliyor musunuz? Acaba sade bir memurken işler kaymaklanmaya başladıktan sonra evini, yuvasını dağıtan kaç bürokrat, kaç siyasi var? "Zaten görücü usulü evlenmiştim. Hiç modern değil. Bana ayak uyduramıyor. Çocukların gürültüsünden de bıktım.
Oysa ben gelişip ilerliyorum. Televole'deki manken kızlar gibi hanımlar peşimde koşmaya başladılar. Ne yapalım. Hanım, hadi bana eyvallah!" Ergun Göknel'in hanımını hatırlıyorum. "Kocam rüşvet alıyor" demişti. Hedefi başkaydı ama demişti. Bir tek o! Bir tek! Oysa ne hanımlar olmalı, çektiklerini bir bir anlatsalar şaşırıp kalırız. Bana bu konuda başlığına "Özel" diyerek e-posta veya faks gönderebilirsiniz.
İsteyen gizli kalabilir. Bana güvenebilirsiniz. Ne AB, ne ABD! Bize dost olacaklar, İsviçre'de, Caymen Adaları'nda ve onlar gibi vergiden muaf köşelere saklanmış bankaların müdürleridir. Ahh bir elele verebilsek! Ahhh bir "Üzülmeyin, bize sizden yatmış hesapların ekstrelerini göndeririz" deseler! Ama demezler.
O zaman ne kalıyor? Pisliklere alet olmuş, rüşvetlere bulaşmış her kişinin devlete, vatandaşa olan borçlarını geri ödemesi.
Nasıl olacak bu? Dürüst ve çalışkan bir adalet sistemiyle. Halkın ayak oyunlarıyla gaspedilmiş hakkını arayan bir adalet sistemiyle.
Bu gelişmeleri bize yaşattığı için AKP yetkililerine teşekkür ediyoruz. Ucunu bırakmamalarını rica ediyoruz. Ancak aynen kendileri için de dokunulmazlık yasasını söz verdikleri gibi çıkarsınlar istiyoruz. Çünkü, çıkarmadığınız müddetçe sizlerden de şüphe ediyoruz. Bizi anlayabiliyor musunuz?
Bu gece yıldızlı gökkubbe altında kahvede içimiz cayır cayır yanıyor! Bilesiniz. Bağımsız ve özgür gazete VATAN'da çalıştığım için çok gururluyum.
Okuyucu mektubu
İşte, Adidas'ın müşterisine verdiği değer
* 10 ay önce Elazığ Adidas mağazasından aldığım ayakkabıda renk değişikliği oldu. Bunu mağaza gidip gösterdiğimde hiç tereddüt etmeden değiştirdiler. Bu anlayış için minnettarım. (Dr. Mehmet Keleş)
* Bravo Elazığ Adidas! Keşke Türkiye'nin her köşesinde benzer durumlar yaşansa. Ama yine Tüketici Yasası'na uygun olarak sanırım olacak evet olacak. İnşallah olacak! Teşekkürler efendim!
Vatandaşın içi yanıyor, bilesiniz!
Kahvede çiftçi arkadaşlarla konuşuyoruz. Gökyüzündeki binbir yıldıza dikiyoruz gözlerimizi ve düşünüyoruz düşünüyoruz ancak huzur bulamıyoruz
Haberin Devamı

