Uyuyan 'Türkiye devi' nasıl uyanır?

Ben sanki kör gözüm parmağıma yapılan hataları görmekten aciz miyim? Göz göre göre yapıldıklarını farketmedim mi? Bazıları diyor ki tecrübesizlik, kimileri diyor ki yavaş hareket, diğerleri diyor ki Kuzey Irak'a girmemiz şart vs...

Haberin Devamı

Ben sanki kör gözüm parmağıma yapılan hataları görmekten aciz miyim? Göz göre göre yapıldıklarını farketmedim mi? Bazıları diyor ki tecrübesizlik, kimileri diyor ki yavaş hareket, diğerleri diyor ki Kuzey Irak'a girmemiz şart vs...

Bunların hepsini bir tarafa bırakmak zorunda kaldığımız bir noktadayız. Bu noktaya gelmemeliydik ama getirildik. Hangi nokta o?

Türkiye'nin belki tarihinde en yalnız kaldığı nokta burası. Düşündükçe içimi ürpertiler basıyor. Kıbrıs, Ege sorunu, Ermeni lobisi, Yunan lobisi, stratejik önemimizi kaybetmemiz, AB ilişkileri, tamtakır bir hazine. Üzerimize üzerimize gelecek fırtınalar. Ali Babacan'in söylediklerini dinliyorum: "IMF ile ilişkilerimize tesir etmeyecek bu gelişme..."

Artık, artık sepetin en dibi değil de neresine tekabül eder bu beyanat?

Şimdi üzülmek için sebebimiz çok. Ancak "Elimizdekilerle ne yapabiliriz?"e geçtim bile ben!

Herkesin de bir an evvel geçmesini arzu ediyorum. Didişme, çekişme, hükümet bunu yapmasaydı şu olmazdı, devlet böyle davranmasaydı bu olmazdı, seviyesi geride kaldı bile...

Gitti. Bitti. Çukura düştük. Tuş olduk. Tamam.

Maddi gücümüzün bu kadar zayıf olduğu bu derinlikten nasıl çıkacağız? Birbirimizi suçlamakla mı? Birbirimizi yemekle mi?

Başarısızlığın üstün başanya dönüştüğü haller yok mudur tarihte? Hükümet külahını önüne koyup düşünmek zorunda. Evimizi derleyip toparlamaya nereden başlamalıyız? Hiç kimseden yardım eli uzatılmadan, kendi başımıza işlere nereden başlamalıyız?

Tek yumruk gibi
Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) bu noktada çok önemli olduğuna inanıyorum. İşadamlarımız ve DPT ile Bakanlar Kurulu ve muhalefet temsilcileri birkaç gün sürecek toplantılar hazırlamalılar. Herkes potansiyelini ortaya koymalı. Sanayi ve ticaret odaları üyeleriyle toplantılar yapmalılar.

Esnaf ve sanatkârlar birlikleri baş başa vermeliler. Meydana 3-4 rapor çıkarılmalı. Hükümet derhal bu raporları sentezleyip bir Çalışma Planı hazırlayıp, yürürlüğe koymalı.

Bu Çalışma Planı hazırlanırken hiç kimse yandaşlık, partizanlık düşüncelerine kapılmamalı. Kalkınma doğudan başlayıp batıya doğru ilerlemeli. Bu derhal mümkün değilse Anadolu'nun ortasından başlayıp dört istikamette ilerlemeli.

Tüm çalışmalarda hükümet cam gibi şeffaf olmalı. Borcunu, mevcudunu, masrafını halkla paylaşmalı. Derdini de başarıyı da hepimizle paylaşmalı.

Hepimiz, büyük bir seferberliğin gerçek parçası olduğumuza inanmak durumundayız. 70 milyon tek yumruk haline gelmeliyiz.

Bunu bir başarırsak görün bakın Türkiye nerelere gelebilirmiş! Ondan sonra görün bakın, bize bugün kapıyı kapatmak zorunda kalanlar, nasıl kapımıza sıralanıyorlar!

Dünyanın en kolay işlerinden birisi eleştirmektir. Bugüne kadar eleştirilerin, havanda su dövmekten ileri gitmediğini gördük.

Şimdi geçmişi geride bırakıp el ele verelim.

Uyuyan 'Türkiye devi'ni uyandıralım! Ama tabii ki bunlar, savaş telaşı bittikten sonra...


Düzeltme ve özür
Önceki günkü yazımda Persepolis (İran) yerine Pelepones (Yunanistan) yazmışım. Düzeltir, özür dilerim.

DİĞER YENİ YAZILAR