Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Erol Uysal'dan çok eğitici bir mesaj aldım. Hatırlarsanız geçenlerde göze yapılan lazer ameliyatıyla ilgili bir yazı yazmıştım. "Ben Anadolu'da çalışan bir göz hekimiyim. Yaklaşık 10 yıldır aynı şehirde çalışıyorum. Hekimliğe başladığım günden beri hem mesleğimi 'en iyi şekilde nasıl yapabilirim?' hem de biçare insanların yaralarına 'nasıl merhem olabilirim?' kaygısını taşıyarak çalışan bir doktorum. Anadolu'da sosyal yapıdaki her türlü olumsuzluğun yaraşıra kamu hastanelerinin karmaşıklığı ve sağlıksızlığı, ülke sağlık politikasının yanlışlıkları, sağlık mevzuatının yetersizliği içerisinde bilinç düzeyi düşük ve ekonomik olarak çok sıkıntılı bir topluma hizmet vermeye çalışıyoruz.
Bizim hastane koridorlarımızda, muayenehanelerimizde, sağlık ocaklarımızda Anadolu'nun çilekeş insanları doludur. Başlarında sarıkları, yazmaları, üstlerinde belki otuz yıldır giydikleri ceketleri, ayaklarında yırtık pabuçları, ellerinde bastonlarıyla iki büklüm olmuş insanlara hizmet veririz biz. Onlar ki sizlerin hararetli tavsiyelerinizi okurlar dinlerler de iş cüzdana geldi mi yeşil kartlarıyla, 2022 kartlarıyla, Bağ-Kur karneleriyle gelip bizimle kanaat getirmeye karar verirler. Değil İstanbul'da bilmem ne kliniğini bulmak, hayatlarında şehre bile sadece birkaç kez, o da zaruretten, inmiş insanlardır. İlaç parası olmadığı için, otobüs parası bulamadığı için, gözündeki kataraktı son gününe kadar bekletip artık çaresiz olduklarında gelirler bize. Hastalarımız önce yoksulluk ve çaresizliklerini anlatırlar. Onların hastalıkları değil de yalnızlıklan ve çaresizlikleri bunaltır bizi. Bir yanda 100-150 hastaya nasıl bakacağını düşünen bir hekim, diğer yanda kendi rahatsızlığını, o sahipsizlik ve çaresizlik içerisinde nasıl halledeceğini düşünen yığınlarca insan, bir yanda devletin genel bütçeden hiç ödenek ayırmadığı hastaneler, diğer yanda her gün artan kuyruklar."
Mesajınızı yerim el verdiğince köşemize aldım. Siz ve sizin gibi binlerce meslektaşınıza şükran ve saygılarımı gönderiyorum. Ayrıca hastalarınızın, sizin gibi 'yürekten' gözlerine bakan doktorları olduğu için kendilerini çok şanslı hissetmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Bir elin parmaklarını geçmeyen büyük kentlerimizdeki devlet ve sigorta hastanesi hekimlerinin de çok yıpratıcı şartlar altında hizmet verdiklerini biliyorum. Hepinize teşekkür ediyor, hepinizi şükranla kucaklıyor, gerçek manada takdir ediyor ve bu şartların nasıl düzeleceği yolunda Sağlık Bakanımdan da bilgi rica ettiğimi belirtmek istiyorum.
Okuyucu mektubu
İşte, dünya standardında bir uygulama
* Kom Tekstil Ürün Müdürü Banu Göksu, üründen şikâyetçi Kıymet Çelik hanımı Kom Bomonti Mağazası'na davet etti. Şikâyet konusu korse, Sayın Çelik'in istediği başka bir ürünle değiştirildi. (Kom Tekstil Halkla İlişkiler Sorumlusu Ahu Güngör)
* İşte dünya standardında bir uygulama! Bravo Kom yetkilileri. Gönlümüz her yerli ürün firmasının benzer yaklaşımlarla tüketicilere yaklaşması. Kom Tekstil Ürün Müdürü Sayın Banu Göksu'ya ben de çok teşekkür ediyorum.
Uşak Devlet Hastanesi'nde yürekli bir göz doktoru var
Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Erol Uysal'dan çok eğitici bir mesaj aldım. Hatırlarsanız geçenlerde göze yapılan lazer ameliyatıyla ilgili bir yazı yazmıştım
Haberin Devamı

